İzlediğiniz için teşekkür ederim. Oğan yapıyoruz. Yayınımıza hoş geldiniz. Siz de Speaker 2 Ankara'ya hoş geldiniz. Çok teşekkür ediyorum. Nasılsınız? İyi misiniz? İyiyim teşekkür ederim. Oğan Seçimin yorgunluğunu atmaya çalışıyoruz. Onun dışında iyiyiz. Harika. Speaker 2 Zaten iyi gözüküyorsunuz. Ben sizi şeyde gördüm. Külliye'deki Cumhurbaşkanı Evin Söy'ün resepsiyonunda gerçekten de orada size güzel bir ilgi alakada vardı. Sayın Cumhurbaşkanı size teşekkür ettiğinde çok ciddi bir alkışta aldınız. Yani en öne çıkan alkışlardan bir tanesi sizinkiydi. Sayın Bahçeli ile birlikte. Yani keyfiniz yerinde orada da gözüküyordu zaten. Oğan Bir sorunumuz yok Allah'a şükür. Seçimlerin Türkiye'de sükunette yapılması, seçim sürecinde herhangi bir olayın yaşanmaması, ülkemizin bu önemli seçimi de kazasız belasız atlatması elbette hepimiz için bir sevinç vesilesi oldu. Tabii ki ben de Cumhurbaşkanı adayıydım. İsterdim ki biz kazanalım ama milletimizin takdiri, milletimizin takdirine saygı duymak lazım. Speaker 2 Peki siz Cumhur İttifakı'nı destekleyeceğinizi açıklamanızdan sonra çok ciddi anlamda muhalif tarafın yani Millet İttifakı tarafının da tepkisini çektiğinizi ben gördüm. Ve hırsları hala geçmemiş olacak ki. Oğan Her gün TT'yim sayelerinde. Speaker 2 Kesinlikle. Twitter'da trend topiği ne zaman açsam sizin adınızı mutlaka görüyorum. Dün öyleydi bugün yine aynı şekilde. Yani bu kadar hırslanmalarını nasıl yorumluyorsunuz? Çok ciddi bir troj saldırısına da maruz kaldınız. Ne yaptınız? Bu sizi demotive etti mi? Oğan Elbette etmedi. Yani küfür edenleri hakaret sınırlarını zorlayıp insanın özeline girenleri tabii ki dava ediyorum açık söyleyeyim. Edeceğim de. Beni eleştirsinler. İnsanlar benimle her türlü eleştirebilirler. Hiç sorun değil. Eleştiri kültürünün Türkiye'de gelişmesi önemlidir. Ancak eleştiriyi küfür ile karıştırmamak lazım. Küfür eden, hakaret eden, kişilik haklarıma saldıranlara açık söylüyorum. Bununla ilgili hukuk önünde herkes hesap verecek. Şimdi bakınız, ben 3 sene önce yola çıktım. Tam 3 sene önce. İnsanlar bir kısmı şöyle zannediyor. Yani işte seçimden bir ay önce ortaya çıktık, Atat İttifakı kuruldu ve biz böyle dolaştık Türkiye'yi %5.2'lik oy aldık. Öyle değil. Ben 3 sene önce yola çıktım. İlk önce şunu söyledim. Dedim ki Türkiye'de işte solun oyu var, adayı var, muhafazakar kitlenin adayı var ama Türk milliyetçilerinin adayı yok. Eğer bir Türk Milliyetçisi aday çıkar ve herkes onun etrafında kenetlenirse ortak aday, ben aday olmayacağım. Çünkü benim hedefim her şeyi ben olayım değil. Benim hedefim bir Türk Milliyetçisi aday olmasıydı. Neden bir Türk Milliyetçisi aday önemliydi? Çünkü HDP çok önceden ben bir stratejistim. Siyaset bilimi alanında da doktora derecem var. Ve sahada da siyaseti yapıyorum aktif bir şekilde. Bir strateji merkezinde başkanıyım. Ben şunu gördüm. HDP'nin Cumhuriyetimizin 100. yılına dönük bir takım çalışmaları vardı. Kandil'den planlanan bir takım hedefler vardı. O da müstakbel cumhurbaşkanının HDP desteğiyle seçilmesi ve HDP'nin cumhurbaşkanlığı koltuğu üzerinde sürekli bir kara bulut gibi kara basan gibi gölgesinin olmasıydı. Burada da bazıları yanılıyor. Şöyle zannediyorlardı. HDP'nin koltuk derdi var. Hayır HDP'nin koltuk derdi yok. HDP'nin temel hedefi PKK stratejisinin temel hedefinde Suriye'nin kuzeyine dönük PKK yapılanmasının YPG yapılanmasının HDP'nin içerisinde olduğu bir oluşumla orada oluşmasına vesile olmak. Yani Suriye'nin kuzeyindeki PKK İstan kurulmasına Türkiye'nin engel olmasının önünü kapatmak. Ben bunu bir Türk milliyetçisi olarak bir Türk vatandaşı bir Türk evladı olarak hem bireysel olarak hem toplumsal olarak büyük bir tehdit ve tehlike gördüm. Ve dedim ki biz Türk milliyetçileri öldük mü ki böyle bir hedefe varsın buna müsaade etmeyeceğiz dedik. Ve yola çıktık 3 sene önce. Sinan Oğan gönüllüleri ile beraber Türkiye'nin değişik illerinde konferanslar vermeye başladım. Eğer üzerinde uzlaşılan bir Türk milliyetçisi aday çıkmazsa ben aday olacağım dedim. Ve çıkmadı aday oldum. Adayım dedim. Daha sonra Ata İttifakı kuruldu. Ve bağımsız adaylığım Ata İttifakı adaylığına dönüştü. Burada da epey bir geç kalındı. Yani iki ayağımız bir papışta seçim sahasına indik. Şimdi burada ben birkaç tane söz vermiştim. Demiştim ki bir bana imza verin bana oy verin. Ben Türk milliyetçilerini adaysız bırakmayacağım. Bırakmadım. İki, bana oy verin, bana imza verin. Biz HDP'nin kilit olmasını engelleyeceğiz dedik. HDP'yi sadece kilit olmaktan çıkardık. Türk siyasetinde söz sahibi olmaktan çıkarmadık sadece. Bakınız, sadece bunu yapmadık. Mesela Selahattin Demirtaş bu başarısızlığın üzerine siyaseti bıraktığını açıkladı. HDP'de bir sürü deprem yaşandı. Çünkü oyunları bozuldu. Bizim hedefimiz de buydu. Türk milliyetçilerini biz oyunun merkezine yerleştireceğiz dedik. Ve Türk milliyetçilerini biz domine ettik. Türk milliyetçilerini biz o anlamda sahada aktif bir hale getirdik. Ve sağ olsun Türk milliyetçileri sayesinde Türk siyaseti yeniden şekillendi. HDP bir tarafta kaldı. Türk milliyetçileri seçimin ikinci turunun domine eden bir noktaya geldi. Şimdi bize verilen imzanın karşılığını biz HDP'yi siyasette kilit olmaktan çıkararak gereğini yaptık. O imzanın o oyun karşılığında yaptık. O imzanın o oyun karşılığında milliyetçiliği Türk siyasetinin ta göbeğine yerleştirdik. Kilit parti konumuna getirdik. Sadece Cumhur İttifakı'nı değil Ümit Bey'in öbür tarafa gitmesiyle öbür tarafta da Türk milliyetçilerinin şartları masaya yatırıldı. E şimdi biz bize niye insanlar kızıyor yani ben CHP ile yol yürümek zorunda mıyım Allah aşkına HDP ile yan yana durmak zorunda mıyım? Biz üzerimize düşeni yaptık. Siz klavye başında sosyal medya performansınızı sahada da göstereydiniz, sandıklarda da göstereydiniz ve bize harcadığınız enerjiyi, Muharrem İnce'ye harcadığınız enerjiyi, Meral Akşener'e harcadığınız o negatif enerjiyi sahada çalışaydınız. 21 senedir iktidar olan AK Parti ve Cumhur İttifakı karşısında meclis çoğunluğunu kazanaydınız hiç olmazsa. Siz çalışmamışsınız, ödevinizi yapmamışsınız, meclis çoğunluğunuzu alamamışsınız. Gitmişsiniz bir takım farklı sayıklarla milletvekili sıralaması yapmışsınız. Hatta başka adam yokmuş gibi Ankara Çankaya'ya bir takım şaibeli isimleri aday yapmışsınız. meclisçi olunuğunu kaybetmişsiniz. Sonra da diyorsunuz ki Sinan Oğan biz meclisçi olunuğunu kaybettik. Sen bize destek ver. Biz seçimi kazanalım. Sonra ülke krizle uğraşsın. Çünkü Cumhurbaşkanlığı bir tarafta olsun. Meclis bir tarafta. Yürümez ki bu sistem. Sonra da herkes dönsün desin ki vatana ettiğin bu ihanetinin sorumluluğu nasıl karşılayacaksın desin. Çünkü bu sistem işlemezdi ve Türkiye büyük bir krize giderdi ve Türkiye bu krizle beraber yeni bir seçime giderdi. Şimdi Türkiye ekonomisi bunu kaldırmaz. Ben sorumluluk sahibi devlet adamıyım. Kimse kusura bakmasın. Türkiye'yi böyle bir maceraya sürükleyemezdim. Ha diyebilirsiniz ki siz destek verseydiniz Kılıçdaroğlu kazanabilir miydi? Kazanabilirdi. Ama bu yüzde yüz değildi. Kaybededebilirdi. Peki kaybetseydi, yine de Sayın Erdoğan kazansaydı, küsratla kazanırdı. Yani çok az bir oy farkıyla kazanırdı. Ben seçimlerden önce bunu ifade ettim, dile getirdim. Dedim ki kim kazanırsa kazansın, küsuratla kazanmasın, elli küsurla kazanmasın, daha güçlü gelsin. Niye? Ben çünkü burada Türkiye'yi düşünüyorum. Elli küsurla geldiği zaman tartışma olacak. Kılıçdaroğlu da elli küsurla gelse tartışma olacak, Erdoğan da elli küsurla gelse. Speaker 2 Şaibe çıkacak. Yani şaibeden Oğan ziyade işte yok oy sayı, bir daha sayı, işte gösteriler, şunlar, bunlar. Ben Bu ülkeyi sokakta mı buldum? Ben sorumluluk sahibi bir siyasetçiyim. O yüzden performansınızı keşke meclise harcasaydınız. Meclisi kazansaydınız değil mi? Ondan sonra da açık açık gelip bana deseydiniz ki ya biz meclisi kazandık. Ülkeyi krize sürükleme. Gel bize destek ver. Cumhurbaşkanlığını da kazanalım deseydiniz. Şimdi sen dersini çalışmamışsın, ödevini yapmamışsın. Trol gibi bana saldırıyorsun. Speaker 2 Zaten troll ordusu kurmaktaki maharetlerini sandık başına insan gönderme konusuna bile yapmadılar. Sonra kendi kendilerini kötülüyorlar. Oğan Birçok sandıkta hiç adamları bile yokmuş. Şimdi arkadaş sen kendi işini yapmamışsın. Kendi işini yapmamışsın. Kalkmışsın bana laf ediyorsun. Ha et önemli değil. Yani siyaset yapıyorsak kararlarımız sorgulanacaktır, eleştirilecektir. Eleştiriye tahammülümüz olacak. Demokrasi böyle bir şeydir. Ama siz sana söz bu ülkeye demokrasi gelecek deyip sürekli kalp işaretleri yapıp ondan sonra da Meral Akşener masadan kalktı diye Sayın Akşener'e demediğinizi bırakmayacaksınız. Linç edeceksiniz. Muharrem İnce'ye türlü türlü komplolar kuracaksınız. Türlü türlü hakaretler edeceksiniz ve siyasetten Cumhurbaşkanlığı adaylığından adaylığını çekmesine vesile olacaksınız. Döneceksiniz bu defa Sinan Oğan'a saldıracaksınız. O da çekilsin. E oldu olacak Sayın Erdoğan da çekilsin. Siz tek başınıza girin. Belki o zaman ancak kazanırsınız. Onun için bir adayın çekilmesi gerektiğini söylemek dahi demokrasinin ruhuna aykırı. Bir taraftan sevgi pıtırcığı gibi gözüküp öte taraftan rakiplerinize tahammül edemiyorsanız daha iktidarda değilken siz rakiplerinize tahammül edemiyorsanız mahalle baskısıyla linç kültürüyle benim çocuklarıma kadar tehdit ve hakaret mailleri SMS'leri geldi. Sosyal medyadan mesajlar geldi. Eşime, kızıma, oğluma hiç utanmıyor musunuz? Ağzı alınmayacak şeyler ifade ettiniz. Bu mu sizin demokrasi anlayışınız? Onun için bu troll kafasıyla emin olun hiçbir yere gidemezler. Bu linç kültürüyle hiçbir yere gidemezler. Önce kendilerine çeki düzen versinler. Açık çağrımdır. Hele hele bazıları var ki yani gazeteci mi yoksa ne bileyim yani basın mensubu mu iftira mensubu mu yani böyle çok da bilinen. Şimdi ben izliyorum bu süreçte. Yani bir tane mesela gazeteci. Normalde çok sevdiğim bir insan. Yani birden içinden troll canavarı çıktı. Her gün benimle ilgili yeni bir iddia atıyor ortaya. Bir gün diyor ki işte Sinan Oğan diyor bilmem Cumhurbaşkanı'na kendi randevu istedi diyor. Allah Allah. Bir gün başka bir şey. Her gün bir şey uyduruyor. Yahu arkadaş yazıyorum diyorum ki ya ben buradayım. Beni de tanıyorsun. Bu kadar uydurmana gerek yok ki yaz söyleyeyim. Televizyona çıkıyor. Olmazın kalmazın senaryolarını yazıyorlar. Gazetecinin görevi senaryoyu yazmak değil. Habere çıkıyor. Birisi haber sunacak. Şimdi haber mi sunuyor yoksa trollük mü yapıyor belli değil. O açıdan Türk basınının bu troll kafasından kurtulması lazım. Gazeteci tarafsız olmalıdır. Gazeteci gidip oyunu verebilir. Oyunu verecek elbette yani sonuçta o da bir vatandaş. Ama gazetecilik yaparken kendini kaptırıp trollüğe heves etmemelidir. Herkesin herkesin fikrine saygı duymalısınız. Sizin de fikrinize saygı duyulmasını istiyorsanız siz herkesin fikrine saygı duymak zorundasınız. Speaker 2 Onların tarafsızlık anlayışı muhalefeti destekliyor olmak. Yani muhalefeti destekleyenler tarafsız, diğer tarafı destekleyenler desteklemesine bile gerek yok. Yani diğer tarafa kötü konuşmayan herkes taraflı, herkes yandaş, yancı. Oğan Şimdi bakınız yıllardır girdiği her seçimi kaybeden bir kitle var. Ben aslında kitleyi anlıyorum. Speaker 2 Sinirli, moralsiz. Oğan Sinirli, moralsiz ama bunun yolu bu değil. Yani insanların şeref ve haysiyetiyle oynamakla olmaz bu. Ben seçimden önce, Mare Mince'nin çekilmesinden sonra bir güruh bana saldırmaya başladı. İşte benim de çekilmemi sağlamaya çalıştı. Bana, benim taraftarlarıma, herkese saldırıyorlar. Bir şey paylaştım, mesaj. Dedim ki sevgili muhalif kitle bakınız seçimler ikinci tura kalacak ve seçimlerin ikinci turunda benim oyuma ihtiyaç duyacaksınız. Benim taraftarıma ihtiyaç duyacaksınız. Şimdi bu kadar saldırmayın yarın lazım olur. Yani bir daha saldırdılar. Hatta bir tanesi dedi ki o Sinan Uhan kalesine ikinci gole attı. Allah Allah ya arkadaş sen gazetecilik yap. Bırak futbol terimleriyle oynamayı. Ne oldu? Kim kalesine gol atmış oldu? Siz kalenize gol atmış oldunuz. Halbuki bu seçim sonuçlarını daha birinci turdan öngörmeniz gerekiyordu. Biz aylardır diyoruz. Diyoruz ki seçimler ikinci tura kalacak. Bu matematik bunu gösteriyor. Seçimlerin ikinci tura kalacağını bir tek biz öngördük. Ve bizim bu kadar oyalacağımız anket şirketlerinin yanılacağını biz hep söylüyorduk. Kimse inanmıyordu diyorduk ya hatta daha fazla oy bekliyordum biliyor musunuz? Yani %11-12 civarında bir oy bekliyorduk sahada. Çünkü sahadaki karşılığı oydu. Bu mahallem inceden boşalan kitlenin bize saldırması seçmenimizi biraz ürküttü. Ve maalesef ki bu sürecin bu şekilde devam etmesi bizim oylarımızı son dakika biraz geriletti. Sandıkta ne oldu bilmiyorum. Çünkü biz sandıkların hepsine sahip olamadık. Yani öyle bir organizasyonumuz yoktu maalesef ki. Ama bütün bunlara rağmen biz yüzde 5.2'lik bir oy oranıyla ciddi bir başarı sağladık. Seçimlerin ikinci tura kalmasını sağladık. Ha onu da söyleyeyim. Yani bu bize saldıran kitlenin normalde bize teşekkür etmesi lazım. Çünkü biz olmazsak Sayın Erdoğan bizim seçmen tabanından o küsuratı tamamlayabilirdi. Seçimler birinci turda bitecekti. Ya hiç olmazsa önünüze ikinci bir şans çıkardık. Biz çıkardık. Bakın biz, Ata İttifakı ve onun Cumhurbaşkanı adayı Sinan Oğan olarak ben sizin ikinci tura kalmanızı sağlamışım. Normalde Cumhur İttifakı'nın bana saldırması lazım. Senin yüzünden ikinci tura kaldık. Cumhur İttifakı bana saldırmadı. Arkadaş ya Millet İttifakı saldırıyor. Speaker 2 İlk tur öncesinde de ne size ne Muharrem Bey'e Sayın Cumhurbaşkanı'ndan gelen bir tane olumsuz ifade yok zaten. Oğan Ya bir tane var. Speaker 2 Bir tane mi var? Oğan Bir tane var. Speaker 2 Ama hani niye girdiler gibi bir şey yok. Oğan Ne demişti Sayın Erdoğan onu saymaya bile gerek yok demişti. Speaker 2 Ama niye girdin? Ben de cüceyi payızda sayarlar demiştim. Oğan Yani Azerbaycan tabiridir. Yani buradan da açıklamış olayım. Bizim oralarda benim de çocukken işte tavuklarımız falan vardı. Yazın civcivi saymazsınız. Çünkü tilki kapar, hastalık olur, kaybı olur, kedi kapar. Yani bugün 20 tane mi civciv? Yarın 15'e düşebilir. En son o biraz büyür. Artık sonbahar, payı sonbahar demek. Sonbaharda sayar, kümese koyarsınız. Benim işte 20 tane civcivim, tavuğum neyse var dersiniz. Ben de o zaman demiştim ki Sayın Cumhurbaşkanı'na dönük. Civcivi sonbaharda sayarlar. Speaker 2 Yani siz istediğiniz kadar öyle deyin. Oğan Ama öyle değil yani ikinci tura geldiğimizde göreceğiz. İkinci turda da geldik civciv bir payı saydık. Doğru doğru. İkinci turda da bizi her iki ittifakta dikkate almak durumunda kaldı. Speaker 2 Kaldı kaldı. Ama benim söylediğim hani niye girdiniz seçime bilmeyin gibi bir şey gelmedi o taraftan hiç. Oğan Yok yok yok. Speaker 2 Ne Muharrem Bey ne size. Hatta Muharrem Bey çekilince güldüm keşke devam etseydi gibi bir açıklaması oldu. Oğan Evet yani bana dönük Cumhur İttifakı'ndan öyle büyük bir şey gelmedi. Sayın Cumhurbaşkanı'nda da bir tek o en başta bir tek bir ifade vardı. Onun dışında gelmedi. Ama buna rağmen seçimi ikinci tura bırakan taraf olmamıza rağmen bizim sayemizde Sayın Kılıçdaroğlu ikinci bir şansı yakaladığı halde ve kullanamadığı halde bize saldırdılar. Hala saldırıyorlar. Ben buradan çağrıda bulunmak istiyorum. Sevgili muhalif kitle, siz hıncınızı benden çıkarmayın. Ben demokratik tercihimi kullandım. İçinde bana oy vermeyen, saldıranların büyük bir kısmı bana oy vermeyen, benim seçmen kitlem olmayanlar, CHP seçmenisin günaha git, kendi genel başkanında ara, kendi ittifak ortaklarında ara, Sandıklara sahip çıkamayanlar da ara. Seçim sürecini doğru yönetemeyenler de ara. Biz bize oy veren kitleden bize eleştirilen eleştiriler olabilir. Saygıyla karşılarım. Ama bu arkadaşlarıma da şunu söylemek isterim. Biz istişarede bulunduk. Gerçek anlamda istişarede bulunduk. Evet Cumhur İttifakı'nı destekleyelim diyenler çoğunluktaydı. Ama buna rağmen Millet İttifakı'nı destekleyelim diyenler de vardı. Tarafsız kalalım diyenler de vardı. Ben tarafsızlık seçeneğine çok sıcak bakmadım açık söyleyeyim. Buradan bir şeyin de altını çizeyim çünkü yalan konuştu. Bizim Ata İttifakı'nın üyelerinden birisi Adalet Partisi Genel Başkanı dedi ki bizim de istiyarede bulunmadı. Hayır orada dört tane siyasi parti vardı. Hepsi şahitlik edebilir. Seçimden bir gün sonra ben bütün genel başkan, sayın genel başkanları davet ettim. Bir istişare toplantısı yaptık. O istişare toplantısında ben fikir beyan etmedim. Asla fikir beyan etmedim. Arkadaşları dinledim. Artıları eksileri ifade ettim. Yani şuraya gidersek şu artısı, şu eksi, buraya gidersek bu artısı, bu eksi var. Sadece bunları konuştuk. Sayın Vecdet Öz bana dedi ki, Sayın Mehmet Sağlam da, Sayın Ümit Özdağ da, Sayın Neşet Doğan da bunu tasdikleyecektir. Siz ne karar alırsanız ben altına imza atacağım dedi. Bana dedi. Sonra çıktı dedi ki, aa bize danışmadı dedi. Yani siyaset bu değil, bu olmamalı. Ben danıştım. Sayın Özdağ'la bu süreci, Sayın Vejdet Öz seçim sürecinde bize bir sürü sıkıntılar çıkardığı için çok ondan istişare sürecini çok sağlıklı götüremedik. Ama en son gün yaptık bunu. Sayın Mehmet Sağlam ve Sayın Neşet Doğan'la zaten sürekli istişaredeydik ve Sayın Ümit Özdağ'la son dakikaya kadar bütün bu süreçleri konuştuk. Sayın Özdağ'a ben sürpriz değil, Cumhur İttifakı'nı destekleyeceğimi kendisine ifade ettim. Speaker 2 O ne dedi size siz böyle deyince? Oğan Yani saygı duydu ne diyecek? Speaker 2 Kendisi desteklemeyeceğini söyledi mi size? Oğan Kendisi Cumhur İttifakı'ndan itfakıyla görüşmek istediğini söyledi. Sayın Numan Kurtulmuş'u Sayın Erdoğan gönderdi. Ben de bu arada bu isteğini ifade ettim. Sayın Cumhurbaşkanı Sayın Numan Kurtulmuş'u kendisine gönderdi. Ve kendisinin bakanlık talebi oldu. O talep karşılanmadığı için de İçişleri Bakanlığı talebi oldu. O talep karşılanmadığı için de Sayın Özdağ destek vermedi. Speaker 2 Peki Kılıçdaroğlu'ndan öyle bir talebi oldu mu? Oğan Yalnız bizim Sayın Özdağ'la en son görüşmemizde Sayın Özdağ'ın benimle en son görüştüğündeki kararı tarafsızlık yönündeydi. Sonra ne oldu bilmiyorum. Yani o kısmını bilmiyorum ama bildiğim kadarını ifade edeyim. En son kendisiyle görüşmemizde bakanlık verirlerse Cumhur İttifakı'nı destekleyeceğini vermezlerse tarafsız kalacağını söylemişti. Benimle görüşene kadar Millet İttifakı gündemde yoktu. Daha sonra Millet İttifakı ile görüştü ve kendisine sanırım oradan bazı önerilerde bulunuldu bakanlık vs. Kendisi orayı destekleme kararı aldı. Ben saygı duyuyorum. Yani bu tür kararlar artık son tahlile son noktaya gelmiş kararlar siyasi liderlerin inisiyatifine bırakılması gereken kararlardır. Sayın Vecdet Öz'ün de, Sayın Mehmet Sağlam'ın da, Sayın Neşet Doğan'ın da, Sayın Ümit Özdağ'ın da. Bu tamamen bireysel tercihidir. Yani siz seçmenlerinizden oy isterken ne söylediniz? Mesela ben şunları söyledim. Dedim ki Türk milliyetçilerini siyasetin gündemine oturtacağız. Oturttuk. Kilit yapacağız. Yaptık. Efendime söyleyeyim HDP'yi denklemden çıkaracağız dedik. Çıkardık. Başka ne dedik? Biz dedik ki seçimlerin ikinci turunun kilidi olacağız dedik. Olduk. İkinci turunda tarafsız kalacağız dedik mi? Hayır. Ben seçmenime seçimlerin ikinci turunda kilit olacağız ve biz belirleyeceğiz dedik. Biz mi belirledik başkası mı o tartışılır. Ama biz seçmenimize bunu ifade ettik ve gereğini yaptık. Ben bu konuda son derece dürüst bir süreç yürüttüğüm kanaatindeyim. Son kertede biz Cumhur İttifakı'nı mı Millet İttifakı'nı mı destekleyeceğiz'i tabanımla benim yaptığım istişarelerden edindiğim izlenim. İlkelerimiz bazında bizim ortaya koyduğumuz şartlar bu şartların muhataplarımız tarafından kabulü ve Türkiye'nin istikrar meselesi, istikrar bu da önemli. Yani meclisi kaybetmiş Millet İttifakı'nın bu ülkeye istikrar getirme şansı yok. Ve HDP'nin oradaki baskın tavrının devam etmesi, yani HDP'nin Millet İttifakı'ndaki baskın tavrının devam etmesi gibi sebepler yüzünden bir de şu var. Yani kimseye sır değil. Benim bunu saklama gibi bir niyetim yok. Ben siyaset yapan siyasette iddialı birisiyim. 2028 seçimlerinde şimdiden ilan ediyorum Cumhurbaşkanı adayım. Ben 2028 seçimlerinde Cumhurbaşkanı adayıysam sağ seçmenin yüzde 65-70'i bu tarafta. Ben HDP tabanında mı oyalacağım? Yoksa CHP'nin o böyle rigid sol tabanından mı oy alacağım? Ben niye o taraf oynayayım ki? Onun için benim seçmen tabanım burada. Açık ve net söylüyorum bu gizli değil. Speaker 2 Sayın Erdoğan 2028'de seçime girmeyecek. Orada bir AK Parti seçmeni var. Oğan AK Parti seçmeni de benim seçimlerdeki hedefim. Speaker 2 MHP seçmeni de hedefim. İyi Parti de hedefim. Oğan CHP'nin milliyetçi kanadı da hedefim. Ama ana kütle burada. Benim siyasetimin mantığında da sağ siyaset var. Milliyetçi siyaset var. Bu kimseye sır değil ki. CHP'liler niye buna şaşırıyor ben anlamıyorum. Ne yapacaktım CHP'de siyaset mi yapacaktım ben? Hayır. O sebeple biz yaptığımız işin doğru olduğunu düşünüyoruz. Ve biz siyaseti bir haftalık on günlük olarak görmüyoruz. Yani önümüzde bir siyaset planlaması var. Biz plana sadık kal dediğimizde insanlar ne anlıyor bilmiyorum. Ama biz bir planlama yaptık. 3 sene önce yola çıkmadan biz bir siyaset planlaması yaptık. Bu siyaset planlamasında dedik ki HDP'yi devreye çıkaracağız, Türk milliyetçilerini kilit yapacağız. Efendime söyleyeyim sağ siyasetin milliyetçi seçmenin genişlemesine vesile olacağız. Ve bir sonraki bu seçimlerde biz de biliyorduk ki yani bu imkansızlıklarla seçimi %50 artı 1 ile bizim alacağımızı ihtimali biz de zayıf veriyorduk. Speaker 2 Akşener masadan kalktıktan sonra sizin ittifakınıza destek verseydi ve siz olsaydınız Cumhurbaşkanı adayı daha farklı bir tablo olur muydu? Oğan Kesinlikle olurdu. Orada Sayın Akşener stratejik bir hata yaptı. Onu söyleyeyim. Masadan kalkmakla tabii tercih sebebi bilmem iç dinamiklerini bence masadan kalkmak stratejik bir hataydı. Dönmek daha büyük bir hataydı. O yüzden de %16'lara varan bir şeyi vardı. O % önce %6'lara düştü sonra yavaş yavaş toparladılar. Mesela orada Sayın Akşener İYİ Parti olarak bizi destekleme kararı alsaydı biz minimum %20 oy aldırdık. Minimum. Sayın Akşener ve İYİ Parti minimum %15-16 oy aldırdı. Çok açık ve net söylüyorum. Siyaset böyle bir şeydir. Yani verdiğiniz kararlar sizin ve siyasi partinizin ve ülkenizin geleceğini etkiler. O sebeple de ben bu kararları alırken veya biz bu kararları alırken asla işte troller ne diyecek, şunlar ne diyecek bunlar böyle bir endişeyle almayız. Ülkemizin, milletimizin global hedefleri çerçevesinde alırız. O yüzden bizi bugün anlamayanlar yarın anlayacaktır. Bizi bugün eleştirenler yarın haklısın diyecektir. Bakınız ben başımdan geçen şu siyaset hikayesini kısaca söyleyeyim. Oradan vatandaşlarımız bir şey çıkarsınlar. Milliyetçi Hareket Partisi'nden ben ihraç edildikten sonra hiçbir partiye gitmedim. O zaman AK Parti'den de davet aldım. İyi Parti zaten hani kuranlar hep bizim arkadaşlarımızdı. Gitseydim ben de içinde olurdum. Cumhuriyet Halk Partisi'nde de davet aldım. Muharrem İnce Cumhurbaşkanı aday olduğunda da davet aldım. Hiçbir yere gitmedim. Her defasında eleştirildim. Niye İyi Parti'ye gitmedin? Niye arkadaşlarını yalnız bıraktın? Zafer Partisi kuruldu. Orada da eleştirdim. Niye Ümit Bey'i yalnız bırakıyorsun? Niye Zafer Partisi'ne üye olmuyorsun? Veya niye sen bir parti kurmuyorsun? Ben hep söyledim. Yani siyasette ben çok böyle o partiye gideyim, bu partiye hiç öyle bir siyaset tarzım yok. Öyle bir yaşam tarzım da yok benim. Yani hayata bakışım da öyle değil. Ben bir daha düz bir çizgide ilerlemeyi düşünüyorum. Ve bu yaptığım mesela insanlar diyebilir ki hem düz çizgi diyorsun hem de Cumhur İttifakı'nı destekledim. Şimdi siyasette bir noktaya gelirsiniz ve ilkeler bazında bazı siyasetçilerle, bazı siyasi partilerle dönemsel birliktelikler kurarsınız. Bizde önümüzde iki seçenek vardı. Tarafsız kalmak bir seçenek değil. Çünkü tarafsız kaldığımızda, onu da açıklayayım, yüzde beş oyumuz var, beş küsur. Tarafsız kalsak yarısı bir tarafa gidecek, yarısı bir tarafa gidecek. Sıfıra sıfır elde var, sıfır. Speaker 2 Doğru. Oğan Ben niye tarafsız kalayım ki? Bir de bizim seçmenimiz genç seçmen, reaksiyonel seçmen. Ben de genç bir politikacıyım. Aslında çok genç değilim ama diğerlerine baktığımızda. Gençsiniz. Türkiye siyaset ortalamasında gençsiniz. Evet şimdi böyle bir ortamda ben gelecek bir anlaması yapıyorum. Niye tarafsız kalayım ki? O sebeple birini tercih etmek zorundaydım. Ben sağ siyasetin hakim olduğu kütleyi tercih ettim. Ama tek sebep bu da değil tabii. Meclis yoğunluğunu kazanmış, ilkeler bazında mesela Sayın Kılıçdaroğlu'nun Karabağ'la ilgili, Azerbaycan'la ilgili olumsuz tavrı beni son derece rahatsız etti. Açık söyleyeyim yani. İşte bir tane Türk'ün yolu diye bir proje çıkardı. Zengezur Koridoru'nu şey yapıyor, bypass ediyor. Ya böyle bir şey olur mu ya Allah aşkına? Zengezur Koridoru, şehitlerin kanı pahasına elde edilmiş Türk dünyasının öndeki en büyük fırsatlardan birisidir ya. Yani Sayın Aliyevin, Azerbaycan askerinin ve Sayın Erdoğan'ın büyük katkılarıyla Zengezur Koridor alınmış. Öyle bir hak eline geçmiş. Türkiye'nin önünde 100 yıllık rüya gerçek oluyor ya. Türk dünyasıyla bir koridor açıyorsun. Kalkıyor diyor ki biz burayı baypas edeceğiz. Bilmem şuradan gideceğiz. Ondan sonra yanında bazı büyük elçiler danışmanları Karabağ Savaşı'nda abuk sabuk bir sürü laf ettiler. Yok Türkiye'ye cihatçı gönderiyor. Yok bilmem ne. Ben şunu bekliyordum. Yani ertesi gün onu kapının dışına koymayı. Hala çalışıyor mesela aynı büyük erçeğiyle. O sebeple Türk dünyası açısından da baktım meseleye. Ve Sayın Erdoğan'la konuşmamızda ve Sayın Erdoğan'ı destekleme şartlarımızın içerisinde Türk dünyasına dönük mevcut yapılan işin daha da geliştirilmesi vardı. Speaker 2 Sözünüzü keseyim çok kısa bir aram var. Sayın Erdoğan'la ne konuştuğunuzu da soracağım. Daha birçok sorum var. Bu arada YouTube'da da çok yüksek bir izlememiz varmış şu anda. Aynı anda canlı yayın haricinde. Bence sizin destekçileriniz ondan sonra herkes şu anda çok merakla ne diyeceğinizi bekliyordu. Kısacık bir aramız var ardından devam ediyoruz. Oğan Tamam başlıyoruz. Speaker 2 Evet aranın ardından tekrar birlikteyiz. Sayın Sinan Oğan gerçekten çarpıcı açıklamalar yapıyor. Seçimlerden sonra ilk defa bizim programımızda konuk ediyoruz kendisini. Şimdi sormak istediğim bir soru daha var. Sayın Erdoğan'la Dolmabahçe'de yapmış olduğunuz görüşme çok konuşuldu. Siz orada neler söylediniz? Böyle bir bakanlık talebiniz varmış gibi yansıtılmaya çalışıldı. Ancak böyle bir şey olmadığı da açıklandı. Yani sizin böyle bir talebiniz olmadığı da açıklandı ama buna rağmen bunun propagandası yapılmaya devam edildi. Hatta son olarak Sayın Özdağ, Sayın Ümit Özdağ dedi ki, Sinan Nohan'ın kabinede olmamasına şaşırmadım. MHP'nin güçlü itirazları olduğunu duyuyordum. O itirazların sonuç aldığını görüyoruz. Hani sanki siz istemiştiniz, anlaşmıştınız. Fakat bu yapılmadı, bu da MHP nedeniyle oldu gibi bir algı yaratma çabası var anladığım kadarıyla. Oğan Vallahi buna şaşırdım. Çünkü biz Sayın Özdağ'la çok net konuştuk. Kendisiyle ama çok net konuştuk. Yani hiçbir talepte bulunmayacağımı ifade ettim kendisine. Kendisi de bunu saygıyla karşıladı. Bilmiyorum ya şaşırdım. Ben de şimdi buna şaşırdım. Çünkü bir bakanlık talebim olmayacağını sadece bakanlık değil ilkeler dışında herhangi bir talebim olmayacağını ifade etmiştim. Aynısını Sayın Erdoğan'la görüşmemizde de ifade ettim. Yani Sayın Erdoğan'a şu ilkeler çerçevesinde kendisine destek verebilir. Yani gittik oturduk Sayın Erdoğan'la konuştuk. İşte standart protokol kısımlarını geçiyorum. Sayın Erdoğan talebimi sordu. Ben de kendisine ilke bazında taleplerim olduğunu söyledim. Kendileri de zaten bunu daha önceki şeyden daha önce Sayın Çavuşoğlu'yla, Dışişleri Bakanı'yla bir görüşmemiz olmuştu. Ve bununla ilgili ne taleplerim olduğu sorulmuştu. Ben de ifade etmiştim. Ve bu taleplerimizle ilgili kendileri de bir metin hazırlamışlardı. Hatta iki ihtimalli metin hazırlamışlardı. Bunlarla baktık. Bizim örtüşen şeyleri en sonunda ben 22'sinde yaptığım konuşmada o metne bunları örtüşen kısımları ilave ettim. O konuşmada açıklamam. Konuşmayı da kendim yazdım bu arada. Niye kağıttan okuyor falan dediler. Onu da açıklayayım yeri gelmişken. Ben hakikaten de ne bileyim belagatı fena olmayan bir siyasetçiyim. Hiç kağıda bakmadan genelde konuşurum ama o tarihi bir konuşmaydı. O tarihi bir karar anıydı. Oradaki en ufak bir dil sürçmesi, en ufak bir farklı anlatım çok farklı yerlere götürebilirdi meseleyi. O yüzden ilk defa metni kendim yazdım. Üç defa su içtim, bir defa başımı kaşıdım. Hepsi şey oldu sonra. Niye böyle yaptı? Niye böyle şeydi, gergindi? Niye ne bileyim su içti. Metni biri mi yazdı verdi. Tehdit mi ettiler. Yok ya hiçbirisi yok ya gerçekten yok. Metni kendim yazdım. Hatta metni kafamda tasarlamıştım. Aynı gün yazdım. Kimseye okutmadım. Onu da söyleyeyim. Çünkü artık o kararı vermiştik. Ve orada gelip okudum. Bununla beraber Sayın Cumhurbaşkanımızla biz ilkeler çerçevesinde konuştuk. Ve daha önce kamuoyuna açıkladığım için. Burada tekrar etmeme gerek yok. Bu ülkeler çerçevesinde uzlaştık ve biz de kendisini destekleme kararı aldık. Bunun dışında herhangi bir şey yok. Bu arada şeye çok şaşırıyorum. CHP'de ne kadar çok benim bakan olmamı isteyen insan varmış. Bu vesileyle öğrendim. İşte kabine listesi açıklandığında şunu yazmaya başlarlar. Hani bakan olacaktın niye olmadın? Ya arkadaş benim öyle bir talebim yok ki. Gerçekten öyle bir talebim yok. Speaker 2 Sayın Cumhurbaşkanı da böyle bir talebiniz olmadığını ifade etti bu arada. Oğan Yani benim talebim yok. Böyle bir anlaşmamız yok. Niye olayım arkadaş ya? Niye olayım yani? Biz ilkeler bazında uzlaştık. Ve ilkeler bazında biz konu bazlı siyasette bunları takip edeceğiz. Yani bunların hayata geçmesi için biz Sayın Erdoğan'ın politikalarına destek olacağız. Bizim üzerinde uzlaştığımız ilkelerin hayata geçmesi için. Şimdi geçen bir tweet attım. Oradan da bir sürü yine saldırılar yapıldı. Sayın Mehmet Şimşek'i tebrik ettim. Evet. Ve Sayın Mehmet Şimşek'in doğru isim olduğunu ifade ettim. Çünkü biz en başından beri faiz sebep enflasyon sonuç politikasını eleştiriyorduk. Ve bu politikadan vazgeçilmesi gerektiğini ifade ediyorduk. Ve vazgeçildiğini görüyoruz. Bundan da mutluyuz. bunu şimdi bir sürü farklı yere çekiyorlar ya kimsenin bir yere çekmesine gerek yok yani yapılan doğru işi desteklemek lazım Speaker 2 bu kadar basit yani Oğan bunun üzerine senaryo yazmaya gerek yok sayın Mehmet Şimşek sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Yeni Merkez Bankası Başkanı bunlar Ticaret Bakanı bu ekip daha ...daha uluslararası, global zemine taşıyacak bir ekip. Ve bu ekip Türk ekonomisini düzlüğe çıkarma çabası içinde olacak bir ekip olacak. Çünkü Türk ekonomisi son iki sene içerisinde iyice yıprandı. Faiz sebebi enflasyon sonuç politikası o anlamda çok doğru neticeler vermedi. Ve şu an görüyoruz ki bu yeni ekiple yeni bir politika uygulanacak. Bu da doğru bir şey. Yani doğru bir şeyden mutlu olmak lazım. Çünkü ben milletim adına mutlu oluyorum. Speaker 2 Ben şey de anlamadım zaten bu CHP'li arkadaşlar. Memesimşek kabul etmez zaten. Kabul etmeyecek, bakan olmayacak. Memesimşek çok önemli biri. Olmayacak, kabul etmeyecek dediler. Oğan Sizinle çalışmaz zaten gibi. Speaker 2 Sizinle çalışmaz zaten dediler. Olduktan sonra da Memesimşek kötülemeye başladılar bu sefer. Yani beni sevmiyorlar mı, sevmiyorlar mı, karar veremiyorlar. Oğan Şimdi ben bakan değilim. Zaten talebim olmadı. Eleştiriyorlar. Niye olmadın? Niye listede yoksun? İşte bak böyle oldu. Olsam e hani pazarlık yapmamıştın diyeceklerdi. Ya arkadaş bir rahat olun ya. Yani bakın biraz hakikaten rahatlayın ya. Yani bu gerginlik insana da zarar verir. Toplumsal hayata da demokratik iklime de zarar verir. Speaker 2 Ümit Bey sizce niye böyle bir çıkış yaptı? Ümit Bey ile şu anda görüşüyor musunuz? Aranız nasıl? Bir sıkıntı var mı? Oğan Yani yakın bir zamanda görüşmedim ama Sayın Özdağ'la hayır yok niye olsun ki? Yani biz Ümit Bey'le dün tanışmadık ki, Ümit Bey'le dostluğumuz bu ata itfakı kurulunca da başlamadı ki. Dolayısıyla benim şahsen Sayın Özdağ'la hiçbir sorunum yok. Olamaz da. Ve farklı kararlar almamız hayatın doğal akışına uygun, siyasetin tabiatına uygun şeylerdir. Sayın Özdağ'ın kararına saygı duyuyorum, eleştirmiyorum. Sayın Özdağ da benim kararıma saygı duyduğunu ifade etti, eleştirmedi. Bu gayet normal. Ha aşağıdan tabandan bazı eleştiriler Zafer Partisi'nden geliyor olabilir. Yani hakaret etmedikleri sürece eleştirebilirler. Benim açımdan hiçbir sorun yok. Ama kim olursa olsun hakaret etmesin. Buradan çağrıda bulunuyorum. Hakaret etmeyin arkadaşlar. Yani eleştirin, ne bileyim yani hatta böyle sert eleştirin veya yapıcı eleştirin. Ama yani hakaret, küfür bunlar Türk siyasetinden artık çıkmalı. Türk siyasetini temiz bir dile kavuşturmalıyız. İnsanlar mahalle baskısıyla, bakınız AK Parti'ye en çok mahalle baskısı eleştirisi getiriliyordu. Ama şu an bir trol ordusu var. Bir kısmı gazeteci, bir kısmı sanatçı, bir kısmı CHP üyesi, bir kısmın ne olduğu belli değil. İnanılmaz mahalle baskısı kuruyorlar. Tehditlere, hakaretlere, küfürlere, yalanlar neler neler. Yani bunun ben çok sağlıklı bir yapı olduğu kanaatinde değilim. CHP özel işleri yapsın. Speaker 2 Kemal Bey istifa etmeli mi sizce? Oğan Hah çok iyi bir konu. Şimdi seçimden önce Sayın Kılıçdaroğlu bu seçimi referandum olarak değerlendirdi. Bu seçimi referandum dedi. Şimdi eğer bu seçim bir referandum ise referandumu kaybettiniz. İstifa edin. En doğru kararı CHP kitlesi verecektir. Bu bana düşmez. Ama bir referandum sözü dolayısıyla kendimde söz hakkı görüyorum. Eğer bu seçim bir referandumsa oradan söz hakkım doğuyor. Referandumu kaybeden sadece Kemal Bey de değil referandumu kaybeden herkesin o cenahdaki herkesin istifa etmesi lazım. Çünkü bunu siz referanduma çevirelim dediniz. Buyrun çevirdiniz ne oldu? Kaybettiniz. Ama zaten ben anlamıyorum zaten. Türk siyasetinde böyle bir gelenek bir türlü oturmuyor. Yani seçim kaybeden koltuğu bırakmıyor. Herkes kendine göre bir başarı hikayesi yazıyor. Yani şey çok, bahane çok. Yani tersten sayarsınız, aşağıdan eklersiniz, yukarıdan çıkarırsınız. Kendinize bir başarı hikayesi çıkarabilirsiniz buradan. Ama Batı'da olsaydık, yani mesela o özendiğimiz herhangi bir Avrupa ülkesinde olsaydık, şu an muhalefetin tamamı istifa ederdi. Çünkü bizim maalesef Türk siyasetindeki liderler hep ceviz ağacı gibi. Ceviz ağacının altında biliyorsunuz ot bile bitmez. Siyasi partilerde daha tabana dönük ve tabandan yeni isimlerin çıkmasına dönük bir yapı oluşturmak lazım. Siyaseti zenginleştirmek lazım. Türk siyasetinde gençlerin önünü açmak lazım. Şimdi Sayın Kemal Kılıçdaroğlu yaşı itibariyle de bir hayli ileri yaşa sahip. Onun da dinlenmeye ihtiyacı var. Cumhuriyet Halk Partisi mutlaka doğruyu bulacaktır. Mutlaka kazanacak yapıyı oluşturacaktır kendi içerisinden. Ama böyle yapıldığı takdirde, hayatın doğal akışına müdahale edildiği takdirde, koltuğa yapışılıp kalındığı takdirde olmuyor bunlar. Ben Sayın Kılıçdaroğlu'nun yerinde olsaydım istifa ederdim. partiyi demokratik bir seçim ortamına götürürdüm. Kim iyiyse parti kendi içinden kendi evlatlarını çıkarmalı ve yürüyüp gitmelidir. Yani Türk demokrasisi açısından bunu ben son derece faydalı bulurdum. Bir de şu da var, partilerimiz zayıfladıkça HDP gibi partilerin Türk siyasetindeki gücü artıyor. O açıdan şunu da söyleyeyim yeri gelmişken, benim derdim HDP değil. Benim derdim prensip yani Kürt kardeşlerim ben doğuda yaşayan birisiyim. Doğduğum büyüdüğüm yer benim doğunun en doğusu. Benim Kürt kardeşimle bir derdim olamaz ki. Hatta en iyi empati ben kurarım. Aynı mahallede büyümüşüz aynı okula gitmişiz bahçede top oynamışız. Bazen kavga etmişiz bazen yan yana durmuşuz başkasıyla çocukken oluyor kavga etmişiz ama sonuçta aynı ekmeği paylaşmışız. Bugün benim temel prensibim şudur. Nasıl batıda terörle iltisaklı bir siyasi parti olamazsa Türkiye'de de olmasın istiyorum. Kürt kardeşlerimiz istedikleri gibi parti kursunlar, siyaset yapsınlar. Hüdapar'ı ben de eleştiriyorum. Açık söyleyeyim. Hüdapar'ı ben de eleştiriyorum. Şimdi en son açıklamalarını o anlamda müsbet buluyorum. Yani yemin konusunda hiç ikilemediler. Bakınız. Yemini ettiler. Speaker 2 Etmeyecekler diyorlardı. Oğan Öyle bir beklenti vardı. Önceki açıklamalarda yani Türk bayrağından rahatsız olmalarını ben de değiştiriyordum. Ama son bu yemin eksiksiz etmeleri ve herhangi bir Türk bayrağına dönük vesair herhangi bir açıklama yapmamalarını müsbet buluyorum. Terörle arasına mesafe koysunlar, bayrağımızla dert edinmesinler, ülkemizin birliği bütünlüğüne dönük herhangi bir fikir beyan etmesinler, niyet de beslemesinler. Bu ülkenin birliğinden, beraberliğinden yan oldukları sürece benim kimseyle derdim yok. Bu ülkenin karşısında kim varsa ben onun karşısındayım. Kim? Hiç fark etmiyor. Gözümün nuru dahi olsa bu ülkenin karşısındaysanız kardeşim ben sizin karşınızda olurum. Ama bu ülkenin birliğinin beraberliğinin yanında kim varsa ben de onun yanında olurum. Speaker 2 Önümüzdeki günlerde şimdi milliyetçi oylarda çok ciddi bir artış ve yükseliş gördük biz bu seçimde. Şimdi fakat milliyetçiler ayrı kulvarlarda yani ayrı ittifaklarda yer aldılar. Yani İYİ Parti de milliyetçi bir parti, MHP de milliyetçi bir parti. Aslında siz bu milliyetçi partilerin ortak adayı da olabilirdiniz. Önümüzdeki süreçte milliyetçilerin bir araya gelebileceğini düşünüyor musunuz? Oğan Düşünüyorum en büyük hayalimdir. Hem düşünüyorum hem de en büyük hayalimdir. Ümit ediyorum ki 2028'de Türk milliyetçileri bir araya gelecekler. Yeniden Ergenekon çıkışı gibi bir süreç yaşanacak ve ortak bir toyumuz olacak. Ve ortak bir toyumuzda kurultay çadırları kurulacak. Ve kurultay derken şey algılanmasın, siyasi parti kurultayları algılanmasın. Yani ortak toplantı algılansın. Çadırlar kurulacak, Türk milliyetçileri bir araya gelecek. Bu hayatın doğal akışının bir sonucu olacak. Çünkü Türk devlet aklı bunu gerektirir. Türk devlet ve millet aklı bunu gerektirir. Önümüzdeki süreçte Türkiye'nin, Türkiye 100 yılının ben Türk 100 yılına evrileceği kanaatindeyim. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan 2023 seçimlerini Türkiye 100 yılı olarak ifade etti. Ben ise 2028 seçimlerini Türk 100 yılı olarak daha ileri bir noktaya taşınacağını umut ediyorum. Bunun için çalışacağımı ifade ediyorum. Bu sadece Türkiye'nin değil Azerbaycan'ın da yani biz burada bir karar alırken sadece Türkiye için alamayız o kararı. Kerkük için de almalıyız. Karabağ için de almalıyız. Doğu Türkistan için de almalıyız. Kazakistan için de Türkmenistan, Özbekistan, Kırım için de almalıyız. Suriye'deki Türkmenler için de almalıyız. Bu çerçeveden baktığımızda o Türk toyu mutlaka olacak, Türk yüzyılı mutlaka başlayacak. Milliyetçilik rüzgarları dünyada zaten uzun süreden beri esiyordu. Bizde ise HDP rüzgarı estirmeye çalışıyorlardı. Allah nasip etti, Rabbime bin şükürler olsun ki bizim bu adaylığımız Türkiye'de milliyetçiliğin yeniden siyasetin ana merkezi haline gelmesine vesile oldu. Ve umut ediyorum ki bundan sonraki süreçte de bu rüzgar daha kalıcı adımlarla pekişecektir. Türk milliyetçileri yeniden ortak bir otağda bir araya gelecektir. Speaker 2 MHP'de ilerleyen dönemde böyle yeniden bir barış rüzgarı eser mi? Orada bir görev almayı düşünür müsünüz? Oğan Sayın Bahçeli ile Cumhur İttifakı'nın toplantısında kendisini gidip tebrik ettim. Speaker 2 Resepsiyonda. Oğan Resepsiyonda kendisini tebrik ettim. MHP'nin kurumsal kimliğine saygı duyuyorum. Ben şu an MHP üyesi değilim. Gönlüm orada olsa da fiilen üyesi değilim. Dolayısıyla da herhangi bir şey diyemem onun için. Ama MHP yani bütün Türk milliyetçilerinin kalpgahıdır öyle diyeyim. Saygı duyuyorum kararlarına. Kabul etmesem de saygı duyuyorum. Yani üyelikten ihracımı kabul etmesem de saygı duyuyorum. Speaker 2 Ama böyle şu an sanki daha olumlu bir atmosfer var aranızda. Oğan Yani şöyle yani biz olmasın ki bir düşman değiliz ki. Yani ben de bir Türk milliyetçisiyim. MHP'yi kuran irade de şu an yöneten irade de Türk milliyetçisi. Yani ülkücü ülkücün öz kardeşidir. Speaker 2 Peki sizce İyi Parti gerçek anlamda milliyetçi ruhunu gösterebiliyor mu şu anda? Oğan İyi Parti'yi kuranların önemli bir kısmı Milliyetçi Hareket Partisi'nde benim de iştirak ettiğim o süreçlerden sonra ayrılıp gidip ayrı parti kurdular. Ben tasvip etmedim hiçbir zaman ayrı bir parti kurulmasını. Ayrılmayı ben hiçbir zaman tasvip etmedim. Çünkü o kitle MHP tabanıydı aslında. Oradan kopup gitti. Sonra o kitle biraz tabii genleşti, biraz genişledi. Daha farklı kitleleri de içine aldı. Ama tabii eğer ifade edecek olursak, yelpaze anlamında sağ, merkez sağ ve milliyetçi bir parti diyebiliriz. Ne kadar kendilerini öyle tarif ediyorlar onu kendilerine sormak lazım. Ama bu milliyetçilik damarının bir parçası var onu söyleyeyim. Speaker 2 Aslına bakıldığında tüm milliyetçiler bir araya gelse. Şu an Türkiye'nin en büyük partisi. Türkiye'nin en büyük partisi. Oğan Çünkü sadece CHP'den fazla oy alacağı kesin. Kesin kesin. Sadece şeyde değil bakınız. MF milliyetçi bir parti. İyi parti milliyetçi bir parti. Speaker 2 Zafer Partisi. Partiye oy veren milliyetçiler var. Oğan Zafer Partisi öyle. Büyük Birlik Partisi öyle. Türkiye İttifakı Partisi öyle. Şimdi daha küçük partiler var onları saymıyorum. Ülkem Partisi öyle. Vatan ve Hürriyet Partisi öyle. Ondan sonra CHP'nin içine bakıyorum. Çok ciddi bir milliyetçi kitle var orada da. Bakın var. Kendilerine ulusalcı diyorlar. Ama tek fark onlar kendilerini ulusalcı olarak tanımlıyorlar. İşte diğerleri milliyetçi olarak tanımlıyor. Veya biz milliyetçi olarak tanımlıyoruz. Atatürk'ün zaten çizmiş olduğu yoldan giden herkesin ortak buluştuğu noktadır Türk milliyetçiliği. Ama bu Türk milliyetçiliği zaman zaman farklı şekillere çekilmek isteniyor. Faşizme çekilmek isteniyor bilmem nereye. Ya rehberi Atatürk olan, siyasi rehberi Atatürk olan bir insana siz faşizme çekebilir misiniz ya? Bizim Türk milliyetçiliğinin en büyük Türk milliyetçisi Mustafa Kemal Atatürk'tür arkadaş ya bu kadar basit yani. O yüzden CHP içerisinde de var. AK Parti tabanı özellikle son yıllarda çok ciddi milliyetçileşti. Yani Mavi Vatan tezinden Karabağ'a kadar, Libya'dan Tutunuz'da, Kerkü'ye kadar, Türk Devletleri Teşkilatı'na kadar. Şimdi bu politikaları hayata geçiren bir siyasi partinin tabanı süreç içinde dönüştü. Açık ve net söyleyeyim. Yani şu an AK Parti tabanında ciddi bir milliyetçi dalga var. Ve bunların hepsi bir araya geldiğinde Türk siyasetinin kahir ekseriyetini oluşturuyor. %65-70'lere varan bir kitleden bahsediyoruz. Ve Türk milliyetçiliği, bakınız tekrar ifade ediyorum, milliyetçi muhafazakar kitle olarak Atatürkçü, milliyetçi muhafazakar. Bu üç ana değeri bir araya getirdiğinizde Türkiye'nin %70'i demektir. Şimdi siyasette benim hedefim, ben iddialı bir siyasetçiyim. İşte bu kitle %70. E bu da iyi bir kitle yani. Speaker 2 Çok gayet iyi bir kitle. Yeni kabineyi nasıl buldunuz? Mehmet Şimşek'le ilgili yorumlarınızı dinledim ama hani genel anlamda mesela eski MIT Başkanı Hakan Fidan Dışişleri Bakanı oldu. Onun yerine İbrahim Kalın geldi. Hani ilgi çeken bir görevlendirme süreci oldu. Dünyada bile yankı uyandırdı. Siz nasıl yorumluyorsunuz? Oğan Ben bu kabineyi daha şey buldum. Yani böyle görev odaklı. Yani daha iş bitirici, daha görev odaklı ve sonuç alabilecek bir kabine olarak görüyorum. Daha az siyasi bir kabine, daha teknik ve daha sonuç odaklı bir kabine olarak görüyorum. Başarılı buluyorum. Tabii saygı duyuyorum. Sonuçta Sayın Erdoğan'ın kararına saygı duymakla beraber. Mesela Sayın Çavuşoğlu'nun ben dış politikadaki şeyini çok önemsiyorum. Tecrübesini. Ustrası alanda ciddi tecrübesi var. Sayın Fidan da hakeza öyle. Yani iyi bir ekip. Speaker 2 Evet. O şey işte tabii bakanlar vekili oldu. Olmayan iki tane bakan zaten bakanlıktaki yerini korudu. Orada bir prensip kararı alındı anladığım kadarıyla. Oğan Yani şu başarılı şu başarısız gibi bir değerlendirmeden ziyade bütün önceki bakanlar milletvekili yapıldı. İkisi hariç. Ve milletvekili olanlar da öyle kaldı. Orada bir prensip kararı aldılar anladığım kadarıyla. Speaker 2 Zaten böyle bir şey de bekleniyor aslında. Sandalye sayısının da olumsuz etkilenmesi. Oğan Orada herkes ömür boyu bakan olacak diye bir kural yok. Ara dinlenmek, şeye dönmek iyidir. Çünkü siz bir görev içerisindeyken siyasetten kopuyorsunuz. O görev odaklıyı diyorsunuz. Belki şimdi uzun dönem bakanlık yapan arkadaşlar yeniden Türk siyasetinin iç dinamiklerine daha da ısınacaklardır. Speaker 2 Evet teşkilatlarla belki işle dışlı olacaklardır. Oğan Biraz da dinlenmek de lazım arada. Speaker 2 Peki Millet İttifakı içerisinde seçim sonrası bir takım çatlaklar oluştu. İttifak sizce dağıldı mı? Oğan Yani orada tam bir ittifak yoktu zaten ya. Yani orada mesela Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu, Temel Karamollaoğlu, Gültekin Duysal. Yani onların ben o ittifaka çok böyle büyük bir katkıları, oy anlamında katkıları olduğu kanaatine değilim. Aldıklarından çok vermediler. Yani verdiklerinden çok aldılar. Speaker 2 Çok büyük bir sandalye sayısından bahsediyoruz. Oğan İnanılmaz bir milletvekili aldılar Cumhuriyet Halk Partisi'nden. Yani kendi adlarına büyük başarı. Çeyrek katkısı olmadan mesela Sayın Babacan çeyrek katkısı olmadan şey yaptı. Speaker 2 Bir sürü milletvekiliye aldı. Şimdi zaten gelecek Deva ve Saadet'in bir grup kuracağı söyleniyor mecliste. Böyle şeyler de var. Oğan Yani aslında bir grup fazlasıyla oluyor. Hatta bir buçuk grup bile kurabilirler. Zorlasalar iki grup da kurarlar. 20-20. Speaker 2 Bunun için de Sayın Kılıçdaroğlu çok eleştirildi. Sizce bu eleştiriler haklı eleştiriler mi? Oğan Haklı yani. Ben en başından beri Millet İttifakı kurgusunu yanlış bulanlardanım. En başından beri. Orada doğru olan şuydu. Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçime ayrı girmesi, İYİ Parti ve diğerlerinin İYİ Parti içerisinde girmeleri. O zaman iki tane ittifak oluşurdu. Yani siyaset mantığı açısından değerlendiriyorum. Bu benim açımdan doğru bir şey değildi. Şahsi adaylığım açısından tehlikeliydi. Ama siyaset açısından doğruydu. Ben olsam öyle yapardım. Çünkü burada çok birbirine zıt tabanlar vardı. Tamam genel başkanlarınız çok iyi anlaşabilir ama bu tabanınızın anlaşacağı anlamına gelmez. Nitekim CHP'nin oyu daha önce de 25'ti şimdi de 25. Hiç artmadı. Öbürlerinin de hiçbir katkısı olmadı neredeyse. İyi Parti ayrı girdi. seçime. O da geriledi. Yani önceki seçime göre geriledi. Halbuki bu ortamda da ya hakikaten ya ben şu bazen şaşırıyorum. Yani 21 senelik bir iktidar karşısında başarı göstermeyeceksin de ne yapacaksın ya? Yani daha ne olması lazım ki? Yani 50 sene mi geçmesi lazım? Yani 50 sene iktidarda kalacak, iyice yorulacak. Ondan sonra sen bir zahmet seçim kazanacaksın. Öyle bir şey olmaz ya. Yani bugün Türkiye'deki bakınız temel sorun muhalefetin başarısızlığı üzerine üzerinde durulmalı. Temel sorun o. Muhalefet Türkiye'de aslında muhalefet güçlü olsa bu iktidarın da ülkenin de faydasına niye? Daha fazla zorlar. İktidar daha fazla çalışmak ister. Speaker 2 Daha fazla çalışmak. Oğan Zorunda kalır. İsterin ötesinde zorunda kalır. Ama muhalefet çok konforlu. Kimse konforlu alanından kimse Twitter'ın başından ayrılmak istemiyor. Yani Twitter'ın başında iki tane eleştiri yazınca muhalefet görevini yapmış oluyorlar. Yani Silanoğan'ı lince uğratınca oh rahatlıyorlar. Böyle yüreklerine su serpiliyor ve görevlerini yapmış oluyorlar mesela. Halbuki konforlu alanlarından çıksalar, gitseler, mahalle teşkilatlarına üye olsalar, il ilçe teşkilatlarına üye olsalar, orada mesai harcasalar seçim böyle alınır. Seçim çalışarak alınır. Klavye başından Bordo Bereli'nin şeyi var ya klavye versiyonu var ya öyle yaparak seçim alınmaz. Speaker 2 Benim şurada aklıma takılan bir şey daha oldu. Sayın Ümit Özdağ'ın Numan Kurtulmuş'la görüşmesine bir bakanlık talebi oluyor ve bu reddediliyor. Daha sonra diğer ittifakla görüşüyor. Demek ki onlardan da bir bakanlık talebi oldu. Oğan Zaten Sayın Özdağ tweet atmıştı ya. Speaker 2 İçişleri Bakanı olarak yapacağım ben demişti. Şimdi ben seçim öncesi bir eleştirde bulmuştum Sayın Kılıçdaroğlu'na. Yani kaç kişiye siz İçişleri Bakanlığı sözü verdiniz? Hani gelin atabilmiş, yağ nasip demiş, hani bir kazanalım ondan sonra bakarız şeklindeki bir tavrı. Ben, dolu İçişleri Bakanı adı vardı. Engin Özkoç dediler bir ara. Ondan sonra İYİ Parti kendisinin vereceğini düşünüyordu İçişleri Bakanı'nı. Ümit Bey son anda bir anda sürpriz yumurta gibi çıkıp ben olacağım dedi. Sonra yok olmayacağım dedi falan filan ama kimse inanmadı yani. Çok enteresan Ümit Bey'in buna inanması da enteresan yani bu söze. Oğan Bilemem aralarında nasıl bir diyalog geçti, nasıl bir protokol yapıldı bilemiyorum onu. O yüzden bilmediğim konu hakkında yorum yapamam. Ama zaten ilk görüşmeyi ben yapmıştım. Sayın Kılıçdaroğlu'yla onu da ifade edeyim. Speaker 2 Ne sizin orada hoşunuza gitmedi? Oğan Şimdi Sayın Mansur Yavaş, ben ve Sayın Kılıçdaroğlu bir akşam yemeği yedik. Daha seçimin hemen böyle iki üç gün sonrasıydı. Hatırlamıyorum yani ama yani çok geçmemişti. Sayın Yavaş'ın öyle bir talebi olmuştu. Sayın Kılıçdaroğlu'yla görüşme talebi. Sonra Sayın Davutoğlu'yla da bir görüşmemiz oldu. Yani temel meselelerden birisi HDP. Diğeri parlamentonun kaybedilmiş olması. Bir diğeri de benim sorduğum sorulara aldığım yanıtlardan tatmin olmayışım. Yoksa Allah var yani şu konularda çok şeyler çok açıklardı. Yani benim net bir talebim olmadı ama şu konular masaya yatırıldı. Speaker 2 Talebiniz olsa yerine getirirlerdi. Oğan Hayır ben çok açıklığıyla söyleyeceğim. Cumhurbaşkanı yardımcılığı, iki veya üç tane bakanlık gibi şeyler masaya geldi. Ama ben ondan ziyade seçimi nasıl kazanacaksınız? Parlamentoyu kaybetmişsiniz. Parlamentoyu kaybetmişken ülkeyi nasıl yöneteceksiniz? İstikrarı nasıl sağlayacaksınız? Parlamentoyu nasıl çalıştıracaksınız? Çünkü Cumhurbaşkanısınız parlamentoyu çalıştıramıyorsunuz. Yani şunu düşünmek lazım. Arkadaşlar şunu düşünmeyin. seçtik sayın ben diyelim bütün böyle yüklendik o şeyle heyecan arttı herkes sandığa hücum etti işte bizim desteğimiz arttı işte sandıklara yeniden bir şey oldu Kılıçdaroğlu kazandı zordu olsa kazandı yani bu ihtimali vardı ee sonra burada hedef tek hedef kazanmak olmamalı yani ben sonrasını düşünmek zorundayım çünkü burada benim vebalim olacaktı. Ben bu vebale katılamam, katlanamam, giremem. Yani ertesi gün Sayın Kılıçdaroğlu gitti Cumhurbaşkanı makamında devir teslim oldu. Hadi buyur. Bütçeyi hazırladı. Bütçeyi Cumhurbaşkanı hazırlıyor. Artık bütçeyi şey hazırlamıyor. Meclis hazırlamıyor. Hazırladı, meclise gönderdi, reddedildi. Ne olacak? Al sana kriz. Bitti. Başka bir şeye gerek yok zaten. O sebeple bu konuda ben tatmin olmadım. Yani bu konuda tatmin olmadığım Artık bakanlıkmış, Cumhurbaşkanı yardımcılığıymış, bilmem neymiş hiçbir önemi yok. Ha şunu söyleyeyim. Biz eğer Sayın Kılıçdaroğlu'na destek verseydik ve kazandırsaydık ben kahraman olurdu. Konuşma açık söyleyeyim. Ben kahraman olurdu. Siyaseten kahraman olurdu. Ama bu kahramanlık benim hiçbir işime yaramazdı. Niye yaramazdı? Çünkü ülke krize girerdi. İstikrar bozulurdu. O sebeple burada ben ateşten bir gömlek giydiğimin farkındaydım. Speaker 2 Plana sadık kal dediğiniz bu mu? Oğan Yani onun ipuçlarını verdim bugün. Sadece bu da değil tabii. Speaker 2 Ama hani böyle şey gibi. Oğan Burada bütün böyle şey yapamam. Speaker 2 Büyük resmi görmek. Oğan Büyük resmi görmek tabii ki yani. Plan elbette ki bu ülkenin birliği, beraberliği. Türkiye yüzyılının bir sonraki aşaması olan Türk yüzyılına gitmek. Kızıl elmaya ulaşmak. Elbette plan bunlardır ama bunun alt detayları ne derseniz elbette şey yapmam. Ama bu konuda bir kitle beni çok eleştirse de, Tİ'ye alsa da ben gülüyorum okuyorum bu yorumları. İşte her şeye bir plana sadık kal falan. Hatta şey diyorlar Sinan Oğan'a plana sadık kal bakanlığı. Gerçekten gülüyorum bunlara. Çünkü plan tıkır tıkır işliyor. HDP'nin devre dışına çıkarılması bir planın bir parçasıydı. Türk milliyetçilerinin sistemin göbeğine gelmesi, önemli bir aktör ve kilit haline gelmesi planın bir parçasıydı. Şimdi Afet Bakanlığı kurulacak inşallah. Sığınmacıların geri dönüşü bir takvime bağlandı ve onların geri dönüşü sağlanacak. Speaker 2 Afet Bakanlığı kurulduğunda bu görevin size verileceği şeklinde söylentiler. Oğan Derim hiçbir talebim olmadı Sayın Cumhurbaşkanı'dan. Dolayısıyla bugünün konusu değil o daha sonranın konusu. Bununla beraber işte ekonomide yeniden daha uluslararası çerçevede çalışmaların yapılması bizim planladığımız şeylerin başında geliyordu vesaire vesaire. Yani Türkiye önümüzdeki 10 sene içerisinde Türk yüzyılını yaşayacak ve yaşatacaktır. Türk yüzyılı Türk dünyasının o bizim Türk milliyetçilerinin yüzyıllardır hayali olan Turan'a giden, Kızıl Elma'ya giden yol olacaktır. Bundan daha büyük plan ne olur ki? Speaker 2 Çok teşekkür ediyorum katılımınız için. Ayaklarınıza sağlık, ağzınıza sağlık. Vaktinizi bize ayırdınız. Oğan Çok memnun oldum. Bana kendimi ifade etme imkanı sunduğunuz için. Çünkü sosyal medyada çok bir takım şeyler, spekülasyonlar yapılıyor. Sosyal medyanın belirli harf sınırları içerisinde bunu açıklamak çok mümkün değildi. Bugün sizin sorduğunuz o harika sorularla da bunları açıklama fırsatım oldu. Teşekkür ederim. Speaker 2 Ben çok teşekkür ediyorum. Efendim Sinan Oğan bizlerle birlikteydi bu akşam. Türk siyasetinin son dönem parlayan yıldızlarından bir tanesi. Önümüzdeki dönemde de oldukça aktif olacak gibi gözüküyor. Bu akşam da bunun sinyallerini bu vesileyle almış olduk. Bitiriyoruz programı. Önümüzdeki hafta görüşünceye dek hoşçakalın. İzlediğiniz için teşekkür ederim.