Oğan Aziz Türk milleti, sevgili vatandaşlarım. Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinde Ata İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı olarak TRT ekranlarında ikinci kez huzurlarınızdayım. Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Türk siyasal hayatında dört ana yelpaze var. Bunun birincisi yüzde onluk HDP'den oluşuyor. HDP'nin tabanı vatansever Kürt kardeşlerimizden ancak tavanı ise PKK ile arasına mesafe koymayan ve maalesef ki bölücü unsurlarla iltisaklı yöneticilerden oluşuyor. Geriye yüzde doksanlık bir taban kalıyor. Bu yüzde doksanlık tabanın yüzde yirmi yirmi beşlik kısmını sol ve sosyal demokratlar oluşturuyor. Bu kitle bir aday çıkarmış ve Sayın Kılıçdaroğlu bu kitlenin adayı. Diğer tarafta siyasal İslamcılar var. Onların da bir adayı var ve o aday 20 senedir bu ülkeyi yönetiyor. Onların da çekirdek oy oranı %20-25 civarındadır. Peki geriye kalan bu ülkenin kurucu unsuru Türk milliyetçileri neden şimdiye kadar adaysız kaldı? Ve Türk milleti bize dedi ki Türk milletini ve Türk milliyetçilerini Cumhurbaşkanlığı seçiminde temsil edecek bir adaya ihtiyaç var. Biz milletimizi adaysız bırakmayacağız ve aday olduk. İlk başta aldığımız 111.506 imzayla bugün 4 Cumhurbaşkanı adayından birisi Atatürk'ün ne mutlu Türk'üm sözünü göğsünü gere gere söylüyor. Artık Türk milliyetçilerinin Atatürkçilerin de bir adayı var. Artık kimsenin yedek kuvveti olarak görülmenize gerek kalmayacak. Bir önceki konuşmamda ilk Cumhurbaşkanlığı kararnamemizin sığınmacıları ülkelerine göndermek olduğunu söylemiştik. İkinci önceliğimiz ise derhal bir Afet Bakanlığı kurmak olacaktır. Bakanlığı kurmamız ile birlikte ülkemiz genelindeki tüm arama kurtarma birimleri, yardım ve koordinasyon birimleri, yangına müdahale edecek uçaklar, helikopterler, araçlar, belediyelerdeki itfaiye kuruluşlarını da biz bu bakanlığa bağlayacağız. Sığınmacıların ülkelerine geri dönüşünü de Afet Bakanlığı'nın bünyesinde oluşturacağımız birimlerle çözüme kavuşturacağız. Afetler yaşandığında gerekli finansmanlar dahil bu bakanlık her şeye tam yetkili olarak hazır olacaktır. Peki başka ne yapacağız? Afet Bakanlığı'nı gelişmiş teknolojilerle uyumlu hale getireceğiz. Örneğin ormanlarımıza ısıya duyarlı sensörler yerleştireceğiz. Yangın öncesinde ısının yükseldiğini algılayan sensörler yangın söndürme birimleriyle anında irtibat kuracak ve yangınlar başlamadan müdahalede bulunacaktır. Yine bu bakanlığa bağlı gelişmiş yangın söndürme amaçlı uçak ve helikopter filosu kuracağız. Sevgili vatandaşlarım dünyanın bir kısmı hızla dijital çağa doğru koşuyor. Türkiye'nin ikinci yüzyılında bu çağa ayak uydurmamız gerekir. Bu vizyonu ise yaşı 70'in üzerindeki liderlerle yapamayız. Ancak teknolojiyi iyi kullanan, geleceğin Türkiye'si ile ilgili teknolojik ekiplerde, beyin fırtınası gruplarında yer alan ve çaba sarf eden Sinan Oğan yapabilir. Bu kapsamda öncelikle tüm Türkiye genelinde internet kullanımını ücretsiz hale getireceğiz. Özellikle de genç beyinlerin bilgiye kolayca ulaşmasını sağlayacak tedbirler alacağız. Teknolojiye ulaşımlarını kolaylaştırmak için 18 yaşına gelen her gencimize tablet, bilgisayar, cep telefonu ve benzeri araçları almalarına olanak tanıyacak teknoloji çeki vereceğiz. Akıllı şehirler, endüstri 4.0, sağlık, nanoteknoloji, enformatik ve biyoteknoloji gibi ileri teknoloji girişimlerine destek vereceğiz. Çip tasarımı ve çip üretimi konularında yurt dışı iş birlikleri ve know-how transferleri yapacağız. Türkiye'yi çip üretim teknolojisi ve üstü haline getireceğiz. Yapay zeka ile iş gücü ve mesleklerin kaçınılmaz dönüşümüne ayak uyduran bir Türkiye inşa edeceğiz. Uluslararası ticaret zincirinin takibini blockchain teknolojileri ile hayata geçireceğiz. Enerji ve gıda tedarik zincirlerinden başlayarak üretim, finansal ve transfer verilerini blockchain ile yöneteceğiz. Enerji teşvikleriyle Türkiye'de kripto para madenciliği yaygın hale getirilecektir. Ülkemizi kripto para merkezi üretim üssü haline getireceğiz. Genç arkadaşlarımız geleceğimiz sizlersiniz. Seçim kampanyası esnasında Türkiye'yi dolaşırken hep aynı gözleri gördüm. Sizlerin umutsuz olmanıza, neşenizi kaybetmenize, hayallerinizin yıkılmasına izin vermeyeceğiz. Kaygılarınızın hepsini gidereceğiz. Gelecek gençlerde olacak projesini hayata geçireceğiz. Gençlerimize düzenli bir iş, iyi bir maaş alabildiği ve tatil yapmanın lüks olmadığı bir Türkiye sunacağız. İş, aşk ve güvenlik kaygılarına son vereceğiz. Gençlerimizin güçlü sosyal sermayelerini kullanabilecekleri ve liyakatın ön planda olduğu bir Türkiye vaat ediyoruz. Bu kapsamda gençlerin kredi yurtlar kurumuna olan tüm borçlarını sileceğiz. Gençlerimizin yurt problemleri kalıcı olarak çözüme kavuşturulacaktır. Her üniversiteye öğrenci yurdu yapma zorunluluğu getireceğiz. Hedefimiz de TOKİ'nin bir sene içerisinde tüm bu yurt sorununu çözmesi var. Ayrıca yurtlarda şimdilik yer bulamayan öğrencilere aylık en az 500 lira kira yardımı yapacağız. Gençlerimizin dünyayı tanıması ve hayattan keyif alabilmesi için isteyen her üniversite öğrencisinin yurt dışına çıkabilmesine olanak sağlayacak maddi katkı imkanları sunacağız. Gençler devlet kapısında iş beklemeyecek, kendi işlerini kurmaları için de destek olunacaktır. Bu amaçla iş kurmadan önce gençlere ücretsiz girişimcilik kursları verilecektir. Bu kursları tamamlayan gençlerimize benim işim projesiyle 75 bin TL'ye 2 yıl ödemesiz düşük faizli krediler verilecektir. Maddi durumu yeterli olmayan üniversite öğrencilerinin memleketlerine yılda 2 defa gidiş dönüş otobüs bileti ücretsiz olarak karşılanacaktır. Yazılım alanında başlangıç sermayesine ihtiyacı olan genç beyinlerin ihtiyacı olan finansmanın %25'i hibe edilecektir. Değerli vatandaşlarım, Türkiye tarih boyunca yaşamadığı bir ekonomik kriz içine savrulmaktadır. Faiz sebep enflasyon sonuç gibi ucube kavramlarla ekonominin yönetilmeye çalışıldığı, yurt dışından dolar bazlı yüzde on gibi yüksek bir ücretle, daha doğrusu tefeci faiziyle borçlandırıldığı, Aynı paranın Türkiye'de ise yüzde sekiz buçuk kredi faiziyle bankalara adeta bir sermaye transferinin yapıldığı, dört yüz elli dokuz milyar dış borçla tarihin en yüksek borçlanmasının yapıldığı, doğan her bebeğin beş bin dolar borçla doğduğu bir ülkede yaşıyoruz. Bütün bu hissettiğimiz hayat pahalılığının, ekonomik krizin tek sebebi, Türkiye'yi 20 yılda yönetilemez hale getiren mevcut iktidar ve tek adam rejimidir. Bu kriz tek adam rejimi gitmez ise sürdürülemez haldedir. Yani kışın arkası kara kıştır. Bu zihniyet derhal değişmelidir. Diplomalı bir ekonomist olan Sinan Oğan'ın Cumhurbaşkanlığında ekonomik kurallar işletilecektir. Bozulan sistem tekrar rayına oturtulacaktır. Piyasada güven tesis edilecektir. Bu kapsamda az önce belirttiğim faiz sebep enflasyon sonuç gibi saçma bir kavram ve bu kavramın teşvik ettiği uygulamalardan vazgeçilecektir. Merkez Bankası piyasa çerçevesinde tam bağımsız olarak görevini yapacaktır. TÜİK gibi kurumlar gerçek rakamları açıklayacaktır. Türkiye'de son açıklanan verilere göre açlık sınırı 10 bin, fakirlik sınırı ise 33 bin lira civarındadır. Bugün asgari ücret açlık sınırının altında 8500 liradır. Halkımız beslenemiyor. Halkımız sadece karnını doyurabiliyor. Biz asgari ücreti insanımızın alım gücünü artırmak suretiyle sosyal ekonomik dengeyi tekrar yaşanabilir boyuta getireceğiz. Bu kapsamda asgari ücreti 30 bin liraya çıkaracağız. Bize soruyorlar fakirlik sınırındaki bir rakama nasıl vereceksiniz? Biz de diyoruz ki alım gücünü arttırdığımızda yoksulluk sınırı da aşağıya çekilmiş olacak. Dolayısıyla da asgari ücretin 30 bin lira değil alım gücü yükseldiği için belki de 15 bin lira olacağı bir süreci yaşayacağız. Bir çağrımda Cumhur ve Millet İttifakı içindeki kendini milliyetçi ve Atatürkçü olarak gören siz sevgili vatandaşlarım olacaktır. Oylarınızı gönlünüzdeki partiye elbette verebilirsiniz. Ama Cumhurbaşkanlığı seçiminde sizi temsil etmeye hazır yegane aday Sinan Oğan'dır. Ne ona ne ona oylar Sinan Oğan'a. Speaker 2 Genç Cumhurbaşkanı ile yeni bir Türkiye dileğiyle huzur içinde bir seçim geçirmenizi diliyorum. Saygı ve sevgilerimle.