Kılıçdaroğlu Sevgili halkım, bugün çok değerli bir davet için karşınızdayım. 14 Mayıs geride kaldı. Millet seçimini yaptı ve ben sandıkta Erdoğan'la baş başa kaldım. Artık yalnızca o ve ben varız. Sakın yanlış düşünmeyin. O parti bu parti yok. Artık sandıkta birbirine taban tabana zıt iki farklı anlayış var. Şimdi tarafsızlığıyla dünyaya ün salmış TRT ekranlarından yüksek cesaretiyle gönüllere taht kurmuş bir kişiye sesleneceğim. Erdoğan sana devletin televizyonu TRT'den sesleniyorum. Gel çekinme ikimiz de er meydanına çıkalım. Devletin televizyonu TRT'de senin istediğin gazetecilerin sorularını yanıtlayalım. İstersen halk da soru sorsun. Sen ki kendine reis dedirten, sen ki bir dünya lideri herhalde Bay Kemal'den çekinmezsin. Eee çık karşıma ve milletimiz onun derdini bileni de, o dertleri kimin çözebileceğini de, bu vatanı kimin sevdiğini de görsün. Varsın kararını versin. Sevgili halkım Erdoğan benim karşıma çıkmaya cesaret edemez. Çünkü o da çok iyi biliyor ki PKK ile masaya oturan gizli saklı müzakereler yürüten kendisidir. Kahraman ordumuza kumpas kuranlara yol veren kendisidir. Bir milletin namusu olan ordunun kozmik odasını teröristlere açan kendisidir. 10 milyon düzensiz göçmeni bile isteye vatanımıza sokan kendisidir. Yabancılara el altından konut karşılığı vatandaşlık satan kendisidir. Milletin öz evladını mülteciye çeviren, bırak ev araba almayı kira bile ödeyemeyecek duruma düşüren kendisidir. O biliyor da maalesef TRT de bu gerçekleri size göstermiyor. Bu konuşmayı TRT istediği için değil, kanunen mecbur oldukları için yayınlıyorlar. Benim güzel halkım, görün, tanıyın bu vatanı ve bu milleti kimin sevdiğini bilin.