Speaker 1 Sevgili seyirciler, Türkiye pazar günü sandığa gidiyor. Hem Cumhurbaşkanı'nı seçeceğiz hem parlamento üyelerini seçmek için oylar kullanılacak. Biz de değerli meslektaşlarımla birlikte Cumhurbaşkanımıza sorularımızı yönelteceğiz. Hemen başlayalım vaktimiz darzira. İlk soruyu müsaadenizle efendim, moderatör olma özelliğiyle ben sunmak istiyorum. Teşekkür ediyorum bunun için de. Sayın Cumhurbaşkanım, Türkiye yüzyılı vizyonuyla sahaya çıktınız. Ve bu vizyonla da sahada birçok kentte mitingler yaptınız. Uzun ve yorucu bir süreçti. Sahada nelerle karşılaştınız? Pazar günü için bize bir tahmininiz var mı? Nasıl bir sonuç bekliyorsunuz? Erdoğan Öncelikle tüm arkadaşlarıma adeta final diyebileceğimiz böyle bir ortak televizyon yayınında hakikaten bu benim için de bir güzellik oldu. Ve bugün çok yoğun programlarımızın da olduğu bir gündü. Şimdi sizlerle birlikte bu pazar gününe gidişte son televizyon programını yapıyoruz. Türkiye 100 yılı vizyonumuzun ilk işaret işeğini bildiğiniz gibi Cumhuriyetimizin 99. kuruluş yıl döneminde atmıştık. Pazar günü seçimde elde edeceğimiz sonuçla Cumhuriyetimizin ikinci asrı olan Türkiye yüzyılı resmen başlayacaktır. Milletimiz sandıkta Cumhur İttifakı'na ve AK Parti'ye yeni bir adeta zafer armağan edecektir. AK Parti 14 Mayıs'tan sonra da kendisiyle yarışmaya devam edecek. 85 milyonun tamamı için daha özgür, huzurlu ve daha müreffeh Türkiye inşası için çalışmayı sürdüreceğiz. Ve bu konuda hazırlıklarımız mevcut. Türkiye'ye yüzyılını tüm vatandaşlarımızla el ele, gönül gönüle inşa edeceğiz. Zira vatandaşımızın yanımızda olmadığı, arkamızda olmadığı böyle bir süreci devam ettirmek mümkün değil. Pazar günü milletim ülkesini ne terör örgütlerinin eline ne de tefecilerin insafına bırakmayacağını tüm dünyaya gösterecektir. Seçim günü genciyle, yaşlısıyla, kadını erkeğiyle 85 milyonun her bir ferdi kazanacak. O gün gönül coğrafyamızda bizim için Türkiye için dua edenler kazanacak. Dünyanın dört bir yanındaki mazlum ve mağdurlar kazanacak. Örneğin bugün Balkanlardan gelen birçok dostlarımız vardı. Bunlar yeni değil. Yıllardır, 20 senedir, 30 senedir tanıştığımız dostlarımız ya benim Balkan ziyaretlerinde ya da onların bizi ziyaretlerinde tanıştığımız dostlarımız, kardeşlerimiz. Ve bugün onlarla Cuma'da beraber olduk. Daha sonra onlar akşam tüm Rumeli sakinleriyle bir araya geldiler. Ardından 4 bin civarında gençle bir araya geldik. Gençlerle heyecan dolu, coşku dolu bir akşamı geçirdik ve onlarla olan birlikteliğimizde aynı zamanda ödüller vardı. Bilimde, sanatta, kültürde, sporda, depremle ilgili olan süreçle alakalı ve o toplantıda hakikaten benim herhalde hayat hikayemde ayrı bir yer alacak. Yöneticilerini ayrı ayrı tebrik ediyorum. Başarılı sporcularımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum. Ve bundan sonraki süreci de bu anlamda çok değerli buluyorum. Speaker 1 Peki hemen sorularımızla devam edelim müsaadenizle. 24 TV'den Sayın Murat Çiçek'le devam edelim. Speaker 3 Teşekkür ederim. Sayın Cumhurbaşkanım gündemin sıcak başlıklarından bir tanesi. Ekiplerinizden birinin, Sayın Muharrem İnce'nin FETÖ'vari bir taktikle, bir kaset kumpasıyla yarıştan çekildiğinin açıklaması oldu. Siz sıcağı sıcağına bu duruma üzüldüğünüzü, keşke devam etseydi şeklinde yorumunuz oldu. Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu işin arkasında olduğunu iddia ettiniz. Kemal Kılıçdaroğlu bir açıklama yaptı. Amerika'yı ve FETÖ'yü aklarcasına yapmış olduğu bu açıklamada bu işin arkasında Rusya var dedi. Malum Rusya'dan da cevap var gerçi bununla ilgili olarak. Hem bu gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz hem de memleket partisi seçmenine Cumhurbaşkanlığı yarışında bir mesajınız olacak mı? Erdoğan Her şeyden önce tabii bu yarışa birlikte çıktığımız Muharrem Bey'in buradan ayrılışına doğrusu üsüldüm. Maalesef kaset kumpaslarıyla makama gelen Baybay Kemal'in karşısına rakip olunca böyle bir komplo ile karşılaştı. Terör örgütleriyle kol kola yürüyen ortaklık kuran Kılıçdaroğlu özellikle tabii karşısına çıkınca böyle bir saldırı ile karşılaştı. Terör örgütlerini içselleştirilmiş bir kişiden söz ediyoruz. Böylelerinden her türlü saldırı beklenmeli. Tabii ben özellikle bugün Muharrem Bey'i aradım. Kendisine bu süreçte ilgili böyle bir şey nasıl sağdır oldu falan diye bunları bir kendisiyle konuşayım istedim. Tabi anladığım kadarıyla ortada yani Kılıçdaroğlu'nun şu anda kol kolu olduğu, el ele olduğu, bu Muharrem Bey'den sadır olan bir şeydir diye söylemiyorum. Ama bu bir FETÖ taktiği. Yani bunlar bunu her an yapabilir. Geçmişte de bunlar yapıldı. Tabii Kılıçdaroğlu bu makama malum bir kaset komplosuyla geldi. Ve bunu da olmayacağını açıklayarak geldi. Ama olmayacağını açıklayan ertesi gün kalktı bu defa da aday olduğunu açıkladı. Şimdi enteresan olan tabii Muharrem Bey'in bu kararının arkasında tabii birçok şüphesiz ki gerçekten namuslu, haysiyetli insanların kabullenemeyeceği bazı saldırıların olduğunu ben bugünkü görüşmemizden anlıyorum. Böyle bir durum söz konusu. Şimdi bir insanın her şeyden önce haysiyeti namusu çok çok önemli. Yani bu tür iftiralarla karşı karşıya kalınırsa tevessül edeceği yollardan bir tanesi en son da olsa böyle bir yoldur. Ve gelinen nokta da budur. Nitrik'in tabi avukatlarına vesaire bu konuyla ilgili böyle bir görevi verdiğini de kendileri zaten ifade ettiler. Ve bizde özellikle yani devlet olarak yapılabilecek neyse bu konuda her türlü yardıma bizler hazır olduğumuzu da söyledik. Çünkü böyle bir yarışta yalnız bırakmak da asla doğru olmaz. Ve devlet olarak yapmamız gereken gerek Adalet Bakanlığı noktasından gerek İçişleri Bakanlığı noktasından bunların yapılabileceği zaten bizim bulunduğumuz makamın da görevidir. Ve bu süreçte tabii böylece başlamış olacaktır. Tabii yarış keşke dörtte dört devam etmiş olsaydı ama şu anda bir eksiğiyle gidiyor ama tabii oy pusulasında değişen bir şey yok yani oy pusulasında yine bütün bu dörtlü orada yerini alıyor. Temennim budur ki sonucu hayır olsun. Teşekkür ediyorum Sayın Cumhurbaşkanı. Sağ olun. Speaker 1 Bengi Türk TV'den İnal Kaya buyurun lütfen. Speaker 4 Sayın Cumhurbaşkanım, seçim sürecinde hiç görmediğimiz kadar terörist elebaşlarından açıklamalar geldi. Ve bu açıklamaların mahiyette Millet İttifakı'na ve Millet İttifakı adayı olan Sayın Kılıçdaroğlu'na destek ifadeleriydi. Bir, bu kadar çok açıklamanın gelmesini nasıl yorumluyorsunuz? İkincisi bu açıklamalar karşısında Milliyet İttifakı'ndan karşı koyan veya hayır böyle bir desteğe ihtiyacımız yok şeklinde bir değerlendirmeyi de kayda değer bir değerlendirmeyi de duyamadık. Sizin yorumunuz ne olur efendim? Erdoğan Tabi bu soru çok çok önemli. Belki de bu kampanyanın rengi noktası diyebiliriz. Türkiye'nin 40 yıllık terörle mücadele tarihinin en büyük kazanımlarını elde ettiğimiz safhasındayız. Cüdide biz varız, Gabar'da biz varız, Tendürek'te biz varız, Lester Deresi'nde biz varız. Şu anda Bay Bay Kemal'in el ele omuz omuza olduğu mahfiller ile şu anda biz adeta savaş halindeyiz. Bölücü örgütü sınırlarımız içinde adeta bitme noktasına getirdik. Sınırlarımız dışında da inlerinden çıkamaz haldeler. Kafasını çıkartanın tepesine izliyoruz. Ama şu anda Bay Bay Kemal'in, CHP'nin ve yanındakilerin el ele omuz omuza oldukları kimler? Bunlar. Ve onlar da umutlarını kendilerine özellik sözü veren, Kılıçdaroğlu'na bağladılar, Suriye'den çekilerek alan açma taahhüdünde bulunan Bay Bay Kemal'e bağlamış durumdalar. Ceza evlerini boşaltmaktan, teröristleri yeniden kamuya doldurmaya kadar nice vaatler şu anda havada uçuşuyor. Dikkat ederseniz bu pazarlıkları tarafların hiçbiri de reddetmiyor. Sadece kelime oyunlarıyla milletimizi oyalamaya çalışıyor. Zaten HDP'nin temsilcileri açık açık bunları meydanlarda da söylüyorlar. Bu seçimin sonunda ya terör örgütü tamamen bitecek ya da yeniden milletimizin canına, malına, namusuna göz dikecek güce kavuşacak. İşin en acı tarafı da kendilerini milliyetçi, milli görüşü, ulusalcı, demokrat olarak tanımlayan masa ortaklarının bu pazarlığa göz yummasıdır. Parlamentoda bu işi başına konuşmadılar. Dikkat ederseniz partiye gelip görüşmediler. Hatta sadece göz yummakla kalmıyor, meşrulaştırmak için kırk dereden su getiriyorlar. Rabbim kimseyi Kılıçdaroğlu'nun peşine düşüp de bir ömür boyu savunduğu değerlere sırtını dönenlerin durumuna düşürmesin diyorum. Gerçekten de masada tamamen suç ortaklığına dayalı bir iş birliği oluşmuş durumda. bu yüzden kimse kimseye hatasını, yanlışını söyleyemiyor. Milletin konuşması gerektiği zaman susanları görüyor. Bize karşı efelenenlerin teröristlere karşı nasıl da biçare kaldığını görüyor. Terör örgütleriyle kol kola yürüyerek şehitlerimizin ruhunu incitenlere vatandaşın pazar günü cevabını verecek. Ve Kandil'den talimat alanlara pazar günü benim milletim cevabını en güzel şekilde verecektir. Speaker 1 CNN Türk'ten Zafer Şahin sizinle devam edelim. Speaker 5 Sayın Cumhurbaşkanım şimdi benzer açıklamalar da Batı basınından geliyor bu seçimde. Abartılı bir şekilde Türkiye'deki seçimlere ilgililer. Bu noktada siz özellikle Batı'nın sadece basının değil ABD'nin, Avrupa Birliği'nin rakibinizden yana bir pozisyon aldığını düşünüyor musunuz? Eğer düşünüyorsanız bunun sebebi sizce nedir? Erdoğan Zafer Bey hatırlarsanız daha kampanyanın öncesinde Biden'ın açıklamaları vardı. İsim vererek konuşuyorum. Bu neydi? Erdoğan'ın saftı şey edilmesiydi. Ki bu Biden benimle özel muhabbeti de güya olan birisi. Ama bu açıklamayı ne yazık ki yani dil süçmesi diyemeyeceğim. Acımasızca yaptı. Bu açıklamasından sonra defalarca da biz bir araya geldik. Görüşmelerimiz oldu. Kendisine sorunca o maalesef böyle çark etmeye çalıştı. Şimdi çıktı bu defa Bay Bay Kemal Rusya'ya saldırdı. Şimdi Rusya'dan da sözcü Peskov bunu ispatlaması gerekir dedi. Bunu ispatlayamazsa bunun altından kalkamaz dedi. Şu anda eğer ben siyasetçiysem, 40 yıllık bir geçmişim varsa burada tabii bir şeyi çok açık ortaya koymamız lazım. Bayban Kemal, bak sen bu siyaseti hala öğrenemedin. Sen çırak bile olamadın. Türkiye'nin yönetimine sahip olan kalkıp ben Batı'yı dost edineyim. Çünkü ne diyor? Rusya'ya yaptırım uygulayacağım diyor. Batı'nın uyguladığı yaptırım neyse onu Rusya'da uygulayacağım diyor. Ya senden devlet adamı olmaz, senden yönetici olmaz. Sen kimsin de Rusya'ya yaptırım uygulayacaksın? Adama demezler mi ya? Sen Rusya'ya yaptırım uyguladığın zaman Avrupa'daki birçok ülke buyur Rusya'ya yaptırım uygulayacağım diye ortaya çıktı. Sonra hepsi herifini de size taktı. Niye? Çünkü böyle devlet adamlığı olmaz. Devlet yönetmede Japonların bir atasözü var. Adeta iplikle bağlı tutacaksın. Gün olur, lazım olur. Koparmayacaksın bağları. Ben Amerika ile de dostum, Rusya ile de dostum. Batıda bize kindar olanlarla da dostum. Örneğin Fransa'da Macron. Sağ solu belli olmayan birisi. bir gün bakıyorsun böyle dost havaların oturuyorsun konuşuyorsun hadi diyorsun bak bir daha bu yanlışlar yapılmasın eğer bu yanlışlar yapılırsa ben seninle kolay kolay bir daha görüşmem ama bakıyorsun hayır diyor yok öyle bir şey filan ama gidiyor sağda solda başlıyor gene aleyhimizle konuşmaya ama şu anda da buyur lopen makronu solladı geçti devlet adamlığı böyle olmaz. Devleti böyle yönetemezsiniz. Yani sen herkesle münasebetlerini iyi tutacaksın. Koparmayacaksın bağları. Gün ola ihtiyaç olur. Onun sana ihtiyacı olabilir. Senin ona ihtiyacın olabilir. Şu anda Biden beni evimde ziyaret edecek kadar dostluğumuz olan bir insan olduğu halde aynı şekilde biz Amerika'da onlarla eşim olsun ben olayım bu tür münasebetlerimiz olduğu halde ama bu açıklamayı yapması beni mesela rencide etmiştir. Ama öbür tarafta ben Amerika Rusya'ya olumlu bakmıyor diye hiçbir zaman Sayın Putin'le münasebetlerimi kesmedim. Tam aksine münasebetlerim onunla güçlü Güçlü olduğu kadar da Amerika ile olan ekonomik iş birliğimiz Rusya'dan çok daha Rusya'da daha güçlü olduğunu görüyoruz. Ve daha da artacağı istikametinde meyiller var. Şu anda turizm gelirimizin en ciddi potansiyeli nereden? Rusya'dan. Almanya'yı bile geçti. Böyle bir durum var. Ben kalkıp da böyle bir iş birliğimizin olduğu ülkeyi nasıl dışlarım? Böyle bir şey olabilir mi? Ne diyor? Batı'nın istediği yaptırımları yapacağımız diyor. Bay Kemal yanlış yoldasın. Böyle bir şey zaten bu fırsatı dahi bulamayacaksın. O ayrı bir şey de. Ama bu ifadeyi kullanmak bile Peskova bunu ispat etmen gerekir diyor. Böyle bir şey söz konusu değil. Rusya'dan Türkiye'ye karşı böyle bir ifade kullanılmamıştır. Böyle bir yaklaşım yoktur. Dolayısıyla bunu ispat etmen gerekir. Hadi bakalım ver cevabını şimdi. Böyle bir duruma düşmek istemeyiz. Maalesef Batılılar borç verdikleri, emir verdikleri, hizaya çektikleri bir Türkiye istediler. Muhalefet üzerinden Türkiye'yi dizayn etme planlarını hatırlayın. Seçim yaklaştıkça Erdoğan gitsin, bay bay Kemal gelsin mesajının her mecradan ilan ettiler. Tabii Kılıçdaroğlu kimin adayı olduğu buradan bakınca ortaya çıkıyor. Seçim özellikle milletin iradesiyle yapılacağına göre de pazar akşamı her şeyi çok açık net göreceğiz. Speaker 6 TV Yüzden Cansu Canan'la devam edelim. Efendim özellikle bazı kesimlerde AK Parti iktidarı kaybederse, seçimi kaybederse hükümeti bırakmazlar, devretmezler açıklamaları geldi. ve bir takım kaygılar var. Siz bu açıklamaları nasıl değerlendiriyorsunuz? Seçimi kaybederseniz tavrınız nasıl olur? Erdoğan Yani bunu tabii değerlendirmeye bile gereksiz buluyorum. Çok saçma bir soru. Yani bu tür soru ancak olsa olsa terör örgütlerine sorulur. Biz Türkiye'de demokratik yolla iktidara geldik. Halkımızın teveccühüyle iktidara geldik. Nasıl halkımızın teveccühüyle iktidara geldiysek yani milletimiz ola ki böyle bir farklı karar verecek olursa demokrasinin gereği neyse biz yine aynen bunu yaparız. Başka yapılacak bir şey yoktur. İstanbul'da Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı bakın meclisi değil Belediye başkanlığını CHP aldığı zaman bizim belediye başkanımız hayır biz buradan çıkmıyoruz dedi mi? E ne yaptılar? Belediye başkanlığını kazananlara kalktılar, makamı verdiler. Ha mecliste açık ara İstanbul Büyükşehir'de önde olduğumuz halde hiç böyle bir tereddüde yer bırakmadılar. Ankara'da Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı kazanınca bizim arkadaşlarımız hayır vermeyiz dediler mi? Orada da meclis kahir ekseriyete bizde olduğu halde başkanlığı verdiler. Bu tür anlayış, bu tür yapı CHP'ye aittir. Onlar istemez yük derler, vermeyiz derler. İşte şimdi sanatçıları, manatçıları adeta şimdiden sokağa döküldüler. Huy bu. Ama bizde böyle bir şey söz konusu olamaz. Kaldı ki ben milletime inanıyorum ve sandıktan çıkan sonuca saygısı olmayanın millete de saygısı yoktur. Ülkenin meşru yönetimine ve meclisine görev süresi boyunca saygı duymak demokrasiye saygısı olan bireyin zaten vazifesidir. Hiçbir zaman milli iradenin üstünlüğünden biz taviz vermedik. Cumhur İttifakı bu ülkede demokrasinin teminatıdır. Demokrasiyi özümsemiş partilerin birlikteliğiyle kurulan Cumhur İttifakı sandıktan çıkan her sonucu meşru kabul edecektir. Karşımızdakilerden de aynı tahyüdü bu açıklıkta bekliyoruz. Ancak maalesef CHP tarafı her seçim öncesinde ve sonrasında demokrasiye zarar verecek söylentiler yaymayı maharet sanıyor. İşte şimdi tutturdular sandık güvenliği aşağı sandık güvenliği yukarı. Sandık demokrasinin namusudur. Koy adamlarını oraya. Eksik bırakma. Hepsi bizim elemanlarımız orada nasıl güvenceyse senin elemanlarında güvence olsun. Milletimizin pazar günü inşallah şahsıma tekrar Cumhurbaşkanlığı görevini tevdi edeceğine ben inanıyorum. Yurt içinde yurt dışında. Aynı şekilde yasama tarafında da AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın önde olacağı bir irade ortaya koyacağına inanıyorum. Gerisi koalisyon masasının kendi meselesidir. O da bizi ilgilendirmez. Speaker 1 Efendim mitinglerinizde birçok videoda yayınladınız bu seçim döneminde. O videolardan birini şimdi ekranlarınıza getireceğiz sevgili seyirciler. O videoda AK Parti iktidarları boyunca yapılanlar var. Birazdan da devam edeceğiz sorularla. Erdoğan Yüz yılın işini 20 yıla sığdırdık. Speaker 7 İlk sürü İHA gösterisini, sondaj gemileri, Karadeniz'de doğalgaz keşfi, doğalgazı bedava, Akkuyu nükleer santralini, Türk akımı, Mavi akımı, Tanapı, Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattını, Borkarbü üretim tesisini, 2,5 milyon konutun dönüşümünü, en büyük sosyal konut hamlesini, deprem bölgesinde yeni konutlar, 369 millet bahçesi, 5,5 milyar fidan dikimi, ilk tohum gen bankasını, ilk milli botanik bahçesini, Yusuf Eli Barajı'nı, geri dönüşüm tesisleri, tersaneler, limanlar, marmaray, avrasya tünelini, hızlı tren ağı, havaalanları, Altyazı M.K. En düşüklüğü ve yetim aylığını 4125 lira. Evde sağlık hizmetlerini, yerli uzay hamlesini, kutuplarda araştırma merkezi, Ayasofya'yı tekrar cami, Atatürk Kültür Merkezi'ni, Ankara CSO binasını, Ankara Resim Heykel Müzesi'ni, İstanbul Resim Heykel Müzesi'ni, Beyoğlu Atlas Sinemasını, Beyoğlu Kültür Yolu'nu, yeni tiyatro sahneleri, binlerce tarihi yapının restorasyonunu, tarihi camilerin restorasyonunu, tarihi sinagogların restorasyonunu, tarihi kiliselerin restorasyonunu, Galata Kulesi'nin restorasyonunu, Rami Kütüphanesi'ni, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'ni Alevi Bektaşi Kültür ve Cem Evi Başkanlığı'nı Türkiye'yi Diplomasi Merkezi İstanbul Tahıl Anlaşması'nı KKTC ve Libya ile MEB anlaşmalarını yaptık. Hastane sayısını MR cihazı sayısını Tomografi cihazı sayısını Diyaliz cihazı sayısını Hasta yatak sayısını Hekim sayısını Toplam sağlık çalışanı sayısını Hasta başına düşen hekim sayısını Eğitim ve sağlık harcamalarını Okuma yazma oranını Okullaşma oranını Öğrenci burslarını Öğretmen sayısını Kız çocuklarının ok Altyazı M.K. Adaletsizliği, kimsesizliği, istikrarsızlığı bitirdik. PKK, PYD ile, FETÖ ile, DH ile, vesayet odaklarıyla, çetelerle, uyuşturucuyla, sapkın akımlarla mücadele ettik. Erdoğan Saymakla bitiremeyeceğimiz nice eserlerimizle ülkemizin her karışına mührümüzü vurduk. Speaker 1 Cumhurbaşkanı özel yayınımız devam ediyor. 14 Televizyon kanalı temsilcisiyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sorularımızı yöneltiyoruz. Şimdi TV.net'ten Sayın Merve Başkurt'a bırakıyorum ben sözü. Speaker 8 Teşekkür ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanım birçok ilde gençlerle buluşmalar gerçekleştiriyorsunuz. Hatta yayına gelmeden önce de gençlerle bir araya geldiniz yine. Bir gün önce de söyleşinizi izleme fırsatımız olmuştuk. Orada gördük ki aslında gençler siyasetle yakından ilgileniyorlar. Bu umut vadeden bir şey aslında. Tabii gençler için oldukça kritik bir seçim. Yaklaşık 6 milyon genç ilk oyunu kullanacak bu seçimde. bir nevi seçimin kaderini gençler belirleyecek de diyebiliriz. Peki siz yaptıklarınızla, vaatlerinizle ikna edebildiğinizi düşünüyor musunuz gençleri? Ve gençlerin size ve partinizinize ilgisi nasıl? Bunu merak ederim. Bir de sizce gençler seçimde nasıl bir tercihte bulunacaklar? Erdoğan Her şeyden önce tabii gençler çok heyecanlı. Bunu külliyemizdeki gençlerle yaptığımız toplantıda çok açık net gördüm. Bu benim tabii ilk görüşmem değildi. Yani her ay yaklaşık o salonda bir toplantı yapardık. Fakat bu defa tabii katılımı biraz yüksek tuttuk. 300 kadar gencimiz bu külliyedeki toplantıya katıldılar ve her biri gerçekten birbirinden farklı. Diyebilirim ki kendi alanlarıyla da alakalı uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi, tarih bütün bu alanlarda okuyan ve siyasete de ilgisinin olacağına inandığım sorular yönelttiler. Ve biz de bu sorulara cevaplarımızı verdik. Ve bu cevaplarla birlikte de onlardan toplantı sonrasındaki ilgi aramızda ciddi bir sinerjinin doğduğuna ben de kani oldum. Ve bunlar sadece Ankara'nın belli üniversiteleri değil, Türkiye genelinde birçok üniversiteden buraya gelen gençler vardı. Ve bu da beni ayrıca mutlu etti. Sevindim. Ve bu akşam ise çok daha farklıydı. Bu akşam 4 bin kadar genç vardı. Bunlar daha çok İstanbul'un üniversite gençliğiydi. Ve İstanbul'daki üniversitelerden buraya katılanlar oldu. Tabi bu akşamki soru cevaptan öte benim konuşmam ve bir de ödül töreni vardı. Bu ödül töreni de bilim, sanat, spor, kültür ve deprem bölgesinden gelenlerle ilgiliydi. Onların ödüllerini verdik. Ve bir taraftan da konuşmamız ancak konuşmamda da tabii bu 4 bin gencin heyecanı beni ciddi manada etkiledi. Yani neredeyse konuşmamın her paragrafında ve oradaki genç kitlenin nasıl ayaklandığını, nasıl heyecanlandığını gördüm. Külliyede ise karşılıklı soru cevap oldu. Ve bu karşılıklı soru cevapta da yaklaşık 30'u aşkın genç orada bize sorular yönelttiler. Tahmin edelim ki inşallah ben o gençlere verdiğim cevaplarla yani tatmin etmiş olurum. Çünkü farklı bir şey olmayıp hemen toplantının sonrasında yoğun bir resim talebinde bulunulması da bu heyecanı bu aşkı gösterdi. Ama gençlik siyasete de mütemail. Bu havayı aldım. Buradakini de aldım. Temennim o ki 21 yılda gençlerimizin birçok hayali gerçekleştirdik. Harçı biz kaldırdık. Biz geldiğimizde burs 45 liraydı. E şimdi taban taban baktığınız zaman 850 liradan asgari ücrete kadar şu anda bizim verdiğimiz burslar var. Krediyi zaten saymıyorum. Burs önemli. Çünkü bursun ödenmesi söz konusu değil. Ama kredide devlette veya herhangi bir SSK'lı iş yerinde göreve başladıktan sonra ödeme şeyi var. Faizi yok, hiçbir şey yok. Böyle bir durum. Bunu sağlayan biz, bu kapıları açan biz, böyle bir durum karşısında özellikle de 6 milyonu aşkın bir genç seçmen bu seçimde hakikaten etkili olacaktır diye düşünüyorum. Bu konuda da gençlikle aramızdaki muhabbet baya ileri derecede. Speaker 1 Sayın Cumhurbaşkanım şimdi kısa bir ara vereceğiz müsaadenizle. Sevgili seyirciler bu kısa aranın ardından Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a sorularımızla özel yayınımız devam edecek. Altyazı M.K. Speaker 3 Gençler size emanet. Speaker 9 Oğlum dikkat sana emanet. Speaker 10 Sana emanet. Speaker 1 Yavrum da sana emanet. Hocam size emanet. Speaker 11 Evlat! Sen ona! O da sana emanet! Evredersiniz komutanım! Speaker 12 Bu topraklarda herkes sevdiğini güvendiğine emanet eder. Nice sevdaların eseri bu eşsiz vatan Türkiye sana emanet. AK Parti. Speaker 13 Uğur'dan anneler gününü özel fırsatlar. Uğur Derin Dondurucular 4.990 TL'den başlayan fiyatlarla ve tam 7 yıl garantili. Şimdi al. Bayramdan sonra ödemeye başla. Üstelik peşin fiyatına taksitle. Uğur Derin Dondurucu. Speaker 14 Redis, saç bakımınız için profesyonel destekçiniz. Speaker 10 Matlığın en soft hali. Maksimum kapatıcılık. Ekstra metre kare. Benzersiz renkler. Yeni elegans soft mat. Polisan Home Cosmetics. Speaker 12 Bir yolda değil, her yolda. Bazı koşullarda değil, her koşulda. Sadece Türkiye'de değil, tüm dünyada. Güvenilir bir yol arkadaşı arıyorsan burada. PetLas, Türkiye'nin lastiği dünyanın tercihi. PetLas yaz lastikleri, şimdi maksimum kart ve kart finansı özel. Peşin fiyatına 8 taksit fırsatıyla. Speaker 15 Nerede ve nasıl oy kullanacağım? Nerede oy kullanacağınızı e-devlet kapısından, YSK Go.tr adresinden, YSK Mobil uygulamasından ya da YSK Çağrı Merkezi'nden öğrenebilirsiniz. Ayrıca bu bilgi adresinize gönderilecek olan seçmen bilgi kağıdında yer almaktadır. Oy kullanmak içinse Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasını taşıyan YSK tarafından belirlenen resimli ve resmi nitelikteki kimliğinizi yanınıza alınız. Sandık kurulu başkanına kimliğinizi veriniz, ardından oy zarfı ve oy pusulalarıyla mührü alarak kapalı oy verme kabinine giriniz. Oyunuzu kullanarak oy pusulalarını zarfa koyup sandığa atınız ve imza atmayı unutmayınız. Oyunuzu kullanın. İzlediğiniz için teşekkürler. Speaker 16 ve akıcı seçim ekranı. Nokta atışı grafikler. Özel konuklarla analizler. 14 Mayıs 2023'te Tüm Gözler Habertürk TV'de olacak. Türkiye'nin seçimi, Türkiye'nin tarafsız ve güvenilir haber kanalında izlenir. İzlediğiniz için teşekkür ederim. Speaker 15 oy pusulası üzerine mühür dışında veya mühür yerine herhangi bir özel işaret, isim, imza kaşesi veya parmak izi basılmış olması, oy pusulasının belirgin bir şekilde ve özel olarak karalanması, çizilmesi veya işaretlenmesi, zarftan işaret amacı taşıyan herhangi bir madde çıkmış olması hallerinde oyunuz geçersiz sayılır. İzlediğiniz için teşekkür ederim. müşahitlere verilir. Sandık sonuç tutanaklarının düzenlenmesinden sonra ilçe ve il birleştirme tutanakları siyasi parti temsilcilerinin huzurunda düzenlenir ve bu tutanaklar eş zamanlı olarak siyasi partilerle paylaşılır. Seçim sonuçlarının kesinleşmesinden sonra tüm sandık sonuçları ve ıslak imzalı tutanaklar ysk.gov.tr internet adresinden vatandaşlarımızın erişimine açılır. Şeffaf, güvenilir ve denetlenebilir seçim. Speaker 9 Müşteri yerine birini bulmak zorundalar. Speaker 17 Ama ben sigara yüzünden kaybettiğim babamın yerine birini bulamadım. Speaker 9 Onlar kazanırken biz kaybediyoruz. Çok uluslu sigara şirketleri her yıl 700 milyar dolar kazanırken dünyada 7 milyon insan ölüyor. Buna dur diyebilirsin. Sigara şirketlerinin gerçek yüzünü görmek için sigaragerçekleri.com Speaker 15 Seçim Güvenilirliği ve Şeffaflık İzlediğiniz için teşekkür ederim. Speaker 1 Gün kaldı ve biz de bir gün kala seçime Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ağırlıyoruz. 14 televizyon kanalı temsilcisiyle birlikte özel yayınımız devam ediyor. Sorularımızla Cumhurbaşkanı'na hem seçimi değerlendiriyoruz, seçim öncesi mitinglerini, atmosferi değerlendiriyoruz. Hem de gündeme dair sorular yöneltiyoruz. Şimdi hemen devam edelim. Akit TV'den Muharrem Coşkun. Buyurun efendim. Speaker 18 Sayın Cumhurbaşkanım çok teşekkür ediyorum. Sağ olun eksik olmayın. Şimdi efendim meydanlarda aile ve LGBT vurgunuz öne çıktı bu seçimde. Ciddi olarak aileyi önemsiyorsunuz ve vaatleriniz arasında da zaten aileye dair ciddi maddeler var. Tabii baktığımız zaman özellikle İstanbul Sözleşmesi noktasında Türkiye İstanbul Sözleşmesi'ni imzalamış ve uygularken, içindeyken Saadet Partisi örneğin çok ciddi tipki gösteriyordu, eleştiride bulunuyordu. Ve Cumhuriyet Halk Partisi ve İYİ Parti, Millet İttifakı'nın diğer birleşenleri de sahipleniyorlardı. Türkiye bundan çekildi sizin sayenizde. Ancak şimdi bakıyoruz, sizi eleştiren, AK Parti'yi eleştiren Saadet Partisi'nin, Cumhurbaşkanı adayı, Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayına bakıyoruz. Bir hafta içerisinde geri getireceğiz diyor İstanbul Sözleşmesi'ni. Sessiz kaldığını görüyoruz. Yani Saadet Partisi'nin. Bunu yorumlamanızı istirham edeceğim. Bir de tabii ki LGBT vurgunuz var. Seçim sonrası LGBT ve o tür yapılanmalara yönelik bir adım atılacak mı? Onu da merak ediyorum. Erdoğan Öncelikle tabi bu sorunun ahlaki, vicdani ve bizim dini değerler açısından oturduğu bir yer var. AK Parti bu ülkede 85 milyon insanın tamamının hakkını, hukukunu, beklentilerini hayata geçirmiş bir partidir. Bu çerçevede hiç kimsenin farklılığına karşı özel bir husumet beslememiz mümkün değildir. Ancak bizim aynı zamanda milletimizin temelini oluşturan aile yapımızı koruma, evlatlarımızın geleceğine sahip çıkma sorumluluğumuz da var. LGBT türü akımların bireylerin kendi dünyalarında yaşadığı sapkınlıklar olmaktan çıkıp toplumsal dayatmaya dönüşmesi milli varlığımızı tehdit eder. Bunun için biz asla bu tür sapkın akımların meşrulaştırılmasına izin veremeyiz. Bu yöndeki gayretleri tasvip de edemeyiz. AK Parti olarak ülkemizde LGBT'nin savunulmasına karşı da yaygınlaştırılmasına karşı da mücadelemizi sonuna kadar yürüteceğiz. LGBT'yi savunan hiç kimseye ve hiçbir kurmada asla müsamaha göstermeyeceğiz. Tavrımız bu kadar nettir. Bu kadar açıktır. Hatırlayın aileyi korumaya yönelik olarak anayasa değişikliğine dair biz bir teklif verdik. Bu bizim için verilmiş bir teklif var. Meclisin çalışma takvimi içerisinde bunu gerçekleştiremedik. Seçim sonrasında yine aynı çerçevede adımlarımızı atacağız. Birilerinin bu sapkın akımların oyuncağı haline dönüşmesini üzüntüyle elbette takip ediyoruz. Allah kimseyi böyle bir duruma düşürmesin diyor. İnşallah 14 Mayıs'tan sonra ülkemizde bu konuda da önemli gelişmelerin yaşandığına şahitlik edeceğiz. Yalnız şunu söyleyeyim, özellikle sizin de partinin adını verdiniz ama ben de oradan bir hareketle söyleyeyim. Yani Allah rahmet etsin Oğuzhan Bey bu konuyla ilgili biz İstanbul Sözleşmesi'ni bir kenara koyma adımını attığımızda bana bizzat telefon edip teşekkür etmişti. Yani bu duruşumuz sebebiyle. Şimdi bunu tekrar yeniden geri getireceğiz diyenler aslında kendi işlerinde bir tenakuzun, bir çatışmanın içindeler. Kaldı ki şu anda Saadet Partisi'nin başındaki zat LGBT'ye yönelik herhangi bir tavır ortaya koyuyor mu? Koymuyor. Bu kadar şeyler oluyor. Mesela biz şimdi açık açık söylüyorum. AK Parti LGBT AK Partisi'ne sızamaz. MHP'ye de sızamaz. Cumhur İttifakı'na da sızamaz. Ama CHP'ye LGBT sızar mı? tam içinde. İyi Parti tam içinde. HDP tam içinde. Savunuyorlar. Ve bu konuda ciddi manada tutuşculuklar var. Hatta bazı şu anda diğer partilerin adını zaten vermeyelim. Hepsi bu işte iş birliği yapmış vaziyetteler. Fakat biz seçim öncesi olduğu gibi aile kurumunu tehdit eden ne varsa bütün bu sapkın akımlar dahil bunlara karşı tavrımızı sürdüreceğiz. Ve bu çelişkili ittifaklara karşı da gücümüzü ortaya tam manasıyla koyacağız. Çünkü her zaman söylerim güçlü milletler güçlü ailelerden oluşur. Eğer güçlü ailelere sahip değilseniz güçlü bir millet oluşturamazsınız. Onun için de seçim sonrası Attığımız bu adımı daha önce devamını sağlayacağız. Speaker 1 Ülke TV'den Hasan Öztürk sizinle devam edelim. Speaker 19 Sayın Cumhurbaşkanım, yıllardır sizin yaptıklarınız, dardoluz sürede elde ettiklerine rağmen Kürtlerle ilgili bir tartışma var. Hala bu tartışma yürüyor. Sizin döneminizde büyük özürlülüyle kavuştu Kürtler. Kürt demek bile suçtu bu memlekette ama şimdi çok daha rahatlar. Ama buna rağmen hem içeride hem dışarıda bir eleştiri var. Bütün Kürtleri PKK ile özdeşleştirdiğiniz, PKK üzerinden aslında Kürtlere karşı olduğunuz ve bunun üzerinde de Kürtleri asimile ettiğiniz yönünde size ithamlar var. Bu konuda ne dersiniz? Erdoğan Şimdi Hasan Bey, Kürt kardeşlerimizin iradelerini gasp etmek, bu kardeşlerimizi terör örgütleriyle aynı eleştirme gayretleri çabası çok açık söylüyorum. Küresel bir tezgahtır. PKK tıpkı diğer eli kanlı yapılar gibi sadece bir terör örgütüdür. Bakın, buradan ben Kürt kardeşlerimi tezih ederim. Şimdi burada ister istemez Selo'ya gelmem lazım. Selo ne için içeride? Diyarbakır'da 51 Kürt kardeşimin ölümüne neden olan Selo değil mi? Onları sokağa döken Selo değil mi? Ve onları sokağa döktükten sonra bu 51 Kürt kardeşimiz öldü. Peki bunun hesabı sorulmayacak mı? Eğer biz bir hak, hukuk, adaletten bahsediyorsak, bir hukuk devletinde bu Kürt kardeşlerimizin hakkını, hukukunu aramak da bizim görevimiz. O yavru Yasin Börü'yü öldüren bu alçaklar değil mi? Burada şimdi katil olan kişiler ayrı, Ama orada maktul olan Yasin Bölü ve 51 onlar Kürt kardeşlerimiz değil mi? Kimse bunların hesabını sormuyor. Bizim PKK ile YPG ile aynı iyileştirdiğimizden bahsediyor. Yakından uzaktan alakası yok. Onlar terör örgütü ayrı bir konu. Ama öbür tarafta benim öldürülen Kürt kardeşlerimizin hukukunu korumak, aramak o da bizim görevimiz. Benim şu anda partimde bunca Kürt kardeşimiz var. Bakanlık yapan kardeşlerimiz var. Şu anda benim Şanlıurfa'dan Bekir Bey, aynı zamanda Adalet Bakanım Kürttür. Ama Yozgatlı diye herkes onu zannediyorlar ki Kürt değil. Kürt. Ama şu anda Şanlıurfa'dan milletvekili adayı olarak liste başına ben Bekir Bey'i koydum. Niye? Bundan dolayı koydum. Bazıları bilsin bunu diye. Ve oturuşuyla, kalkışıyla, geçmişiyle, yetişmişiyle, her şeyle Bekir Bey bu noktada inşallah Şanlıurfa'ya da yakışacak bir aday olmuştur. Biz hayatımız boyunca Kürt kardeşlerimizi PKK'dan hep ayrı tuttuk. Ayrı tutuyoruz. AK Parti Türkiye'de Kürt kardeşlerimizin en çok oyunu alan partidir. Kürtçe konuşuluyor muydu bölgede? Hayır. Bunun önünü biz açtık. Bütün levhalara vesaire Kürtçe konuluyor muydu? Hayır. Önünü biz açtık. Bütün bunlarla beraber billboardlar vs. buralarda Kürtçe billboardların asılması bizim yaptış olduğumuz atılımlarla oldu. Bunu kimse görmüyor. Siz bakmayın böyle yalan yanlış iddialarla ortada gizlenlere. Diğerleri bizim çok yerimizden gelirler. Ülkemizde Kürt kardeşlerimizle ilgili bir sorun yoktur. Sorun terör örgütünün Kürt kardeşlerimizin iradesini gasp etme sorunudur. Özellikle onun siyasi uzantısının bunu istismar etme sorunudur. Ve bunların şu anda birçok Kürt kardeşimizin yavrularını kan dile kaçıranların hesabını kim verecek? Bunu soruyorlar mı? Sormuyorlar. Ama biz yaradılanı yaralandan ötürü sevdik. Asla böyle bir ayrıma, böyle bir bölücülüğe fırsat vermedik. Bundan sonra da vermeyeceğiz. Kimlik siyasetini biz değil, terör örgütü ve onun uzantısı olan parti yapıyoruz. Teşekkür ederim. Speaker 1 Şimdi de Habertürk TV'den Sayın Mehmet Yeşilkaya buyurun. Speaker 20 Efendim HDP yeni Adile Yeşil Sol milletvekilliği seçimlerine kendi kurduğu ittifakla gidiyor. Ancak herhangi bir Cumhurbaşkanı adayı göstermedi. Bunun yerine Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu'na destek vereceklerini açıkladılar. Siz de bu süreçte Hüdapar'la bir ittifak içinde seçime giriyorsunuz. Seçim meydanlarında siz HDP üzerinden Millet İttifakı'nı çok sert bir dille eleştirdiniz. Onlar da keza Hüdapar üzerinden sizi eleştiriyorlar. Siz Millet İttifakı'nın Hüdapar'la ilgili size yönelik eleştirilene ne dersiniz, nasıl değerlendirirsiniz? Erdoğan Şimdi arkadaşlar yani Baybay Kemal'in HDP ile ortaklığı Hüdapar'ın bizimle birlikte olmasıyla kıyas dahi kabul edilemez. HDP terör örgütü PKK ile ilişkisini reddetmek şöyle dursun. Tam tersine her gün selam göndererek aradaki bağını sürekli teyit ediyor. Kandil'de bunların birlikte resimlerini hep gördük, izledik. Hüdapar'ın ise kendisine atfedilen terör örgütüyle ilişkisine dair herhangi bir emare olmadığı gibi kendilerinin de bu konuda çok açık reddi var. Kabul etmiyorlar böyle bir şeyi. Aslında bu konuyu hiç öyle uzun uzadıya tartışmaya gerek de yok. İnternetten açın, bir HDP mitingine bakın, bir de Hüdapar mitingine bakın. Birinde tek bir Türk bayrağı bile görebileceksiniz. Atılan sloganların tamamı da terör örgütünü desteklemeye yönelik sloganlardır. Diğerinde ise sadece Türk bayrağı ile kendi partisinin bayrağını göreceksiniz. Atılan sloganların tamamı da milli birliğimize ve beraberliğimize yöneliktir. Mesele bu kadar basittir. AK Parti ülkesine ve milletine bağlı herkesle ittifak yapar, yol yürür. Aksini zaten kabul etmesi mümkün değildir. ülkesine ve milletine düşmanlık eden, bölücülük peşinde koşan herkese de kapımız kapalıdır. Speaker 1 A Haber'den Banuel, sevgili meslektaşı buyurun. Speaker 21 Ben Kahramanmaraş Merkezi depremlerle birlikte aslında dünyanın belki de gelmiş geçmiş en acı neticeli afetlerinden birini yaşadık. Bugün hala vatandaşlarımız çadır kentlerde, konteyner kentlerde yaşama tuzulmaya çalışıyor. 144 binin üzerinde zannediyorum konutun yapımına başlanmış durumda. Daha önce genel başkan düzeyinde eleştirilen hatta alay edilen Defne Devlet Hastanesi'nin bugün neredeyse açılmaya hazır halde olduğunu gördük. Son durum nedir? Aynı Kahramanmaraş ve Gaziantep'te olduğu gibi depremzede vatandaşlarımıza köy konutları da olabilir, normal kalıcı konutlar da olabilir. Bir yıldan önce teslim edilebilmeleri mümkün olacak mı? Bunu görecek miyiz? Çünkü sizin en az 300 bin konutu bir yıl içerisinde tamamlayıp depremzede vatandaşlarımıza teslim etme sözünüz var. Siz dinlemek istiyoruz efendim. Eminim bölge halkı da merak ettim. Erdoğan Barna Hanım, öncelikle seçim sürecinde olsak da deprem bizim öncelikli gündemimiz olmaya devam ediyor. Deprem bölgesindeki vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılamaya, şehirlerimizi ayağa kaldırmaya devam ediyoruz. 142 bin konut ve köy evinin inşa sürecini başlattık. 59 bininin de temelini attık. Deprem bölgesinde 650 bin yeni konut yapacağız. Köy evlerinde zaten teslimatlar başladı. Bunun bir kısmını ben gittim teslimatını devlet beyle beraber yaptım. Bunun 319 binini de bir yıl içinde inşallah tamamlayacağız dedik. En geç Ekim ayı ile birlikte yüzlerce binlerce konutun teslimine de başlamayı planlıyoruz. Nasıl inşaatlar gün gün başladıysa teslimler de gün gün gerçekleşecek. En geç Ekim ayıyla birlikte yüzlerce belki de binlerce bu noktada konut teslimini yapacağız. Toki'nin birikimi ve ülkemiz inşaat sektörünün gücü bunu sağlamaya yeterlidir. Tabii sadece konut değil, sosyal ve ticari alanlarıyla, hastaneleriyle şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırıyoruz. İşte az önce Defne'yi söylediniz. Tabi Defne biliyorsunuz çelik konstrüksiyonla yapılan bir hastane ve buna inanmadılar. Ve İYİ Parti'nin bir temsilcisi, sözde birisi, bakın şu anda Defne'yi görüyorsunuz. Süratle, çelik konstrüksiyonla bu yapılmış ve şu anda da bütün iç donanımları süratle devam ediyor. Defne Hastanesi'nin temeli atılalı şu anda 48 gün oldu. Hedefimiz 60 günde tamamlamaktı. Hamdolsun planlandığı gibi de ilerliyor. Büyük oranda tamamlandı ve artık kapıların üstüne defne devlet hastanesi yazacak kadar ileri gitti. İşte içerideki tomografiler vesaire onlar yerleştirilmeye başlandı ve depremin inşallah ülke ekonomisine maliyetini de söyleyeyim bu arada. 100 milyar maliyeti var ve 100 milyar doları aşan bir maliyet. Ama biz hiçbir şeyden taviz vermeden bu afetin altından bizim kadar hızlı kalkacak başka bir ülke yok. Bay Bay Kemal önce Adana'da gidip affedersiniz Sahra Hastanesi adı altında şöyle malum oradaki hale ait olan bir yeri açtım diyor. Burası hastane diyor. Aldatmayın milleti ya bıktık artık sizin bu yalanlarınızdan. Eğer hastane diyorsan işte buyur. Çelik Konstüksiyon'dan Defne Hastanesi'ni yaptık. Bu Defne Hastanesi ile de şu anda inşallah çok kısa bir sürede hizmete başlayacak. Biz buyuz. Yaparsa eyvallah AK Parti yapar, Cumhur İttifakı yapar. Söz verdiğimiz ayrıca 650 bin konutu da teslim etmeden, vatandaşlarımızın yaralarını sarmadan durup dinlenmeyeceğiz, yolumuza devam edeceğiz. Beğendin mi? Gördün mü? Speaker 21 Harika. Erdoğan Şöyle bir sağına dön. Speaker 21 İzledim efendim. Erdoğan Burası Defne Devlet Hastanesi. Speaker 21 Bakan Koca paylaşmıştı. Hakikaten hayran kalmamak mümkün değil. Speaker 1 Efendim malumunuz siyaset aynı zamanda vaat işidir. Özellikle seçim dönemlerinde. Seçmen de ayağı yere basan tutarlı vaatleri tercih eder. AK Parti olarak sizin vaatlerinizin yer aldığı bir videoyu getireceğiz şimdi ekranlarınıza. Ardından da sevgili meslektaşım MTV'den Seda Öğretirim bir sorusu olacak. Videomuzu izleyelim. Speaker 7 20 yılda yapılamaz denilen ne varsa birer birer gerçekleştirdik. Şimdi yine milletimizle birlikte doğru adımlarla yola devam ediyor. Türkiye 100 yılına yürüyoruz. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla ülkemizi büyütmeye devam edeceğiz. Sürekli ve güçlü büyümeyle 2028 yılında 1,5 trilyon dolarlık milli gelire ve 16 bin dolarlık kişi başı gelire ulaşacağız. Bugüne kadar enflasyona izlenmediğimiz memur, işçi ve emeklilerimiz başta olmak üzere her bir insanımızın Türkiye'nin artan refahından en üst düzeyde pay almasını sağlayacağız. 5 senede 6 milyon ilave istihdam oluşturacağız. Karadeniz'de keşfettiğimiz doğalgazın sağlayacağı faydaları vatandaşımızın günlük hayatına yansıtacağız. Evlerde, mutfaklarda ve sıcak su tüketiminde kullanılan doğalgazı bir yıl boyunca bedava yapıyoruz. Bir ay boyunca ülkemizin tamamındaki konutların doğalgaz tüketiminden ücret almıyoruz. Ülkemizin hiçbir yerinde depreme dayanıksız bina bırakmayacak, şehirlerimizi her türlü afetlere karşı dirençli hale getireceğiz. İstanbul'da 5 yılda 1,5 milyon konutu dönüştüreceğiz. İstanbul'dan başlayarak risk içindeki evini kentsel dönüşümle güçlendirenlerin maliyetinin yarısını biz karşılayacağız. Kentsel dönüşümde kira yardımını 5.250 liraya yükselteceğiz. Aile koruma kalkanı programını hayata geçireceğiz. Ana kaynağını Karadeniz'de keşfettiğimiz doğal gaz gelirlerinin oluşturacağı Aile ve Gençlik Bankası'nı kuracağız. Ev hanımlarına ve gençlerimize bu banka üzerinden destek aktaracağız. Ev hanımlarına emeklilik imkanı getireceğiz. Her ailede gençler başta olmak üzere en az bir çalışan olmasını sağlayacağız. Yeni evlenen çiftlere 2 yılı geri ödemesiz 48 ay vadeli 150 bin lira faizsiz evlilik kredisi vereceğiz. Aile yapımızı LDBT gibi sapkın akımlara karşı koyacağız. Yüksek öğrenimdeki gençlerimizin ilk cep telefonu ve bilgisayar alımında belgeyi kaldıracak, ayrıca 10 GB ücretsiz internet vereceğiz. Evlatlarımızın, engellilerimizin, yaşlılarımızın, şehit yakınlarımızın, gazilerimizin yanında olmayı sürdüreceğiz. 7 yılda 1 milyon TOG'un yollara çıkmasını temin edeceğiz. Savunma sanayinde tam bağımsız savunma sanayi hedefiyle yatırımlarımızı artıracağız. Terör örgütlerine karşı amansız mücadelemizi sürdürecek terör belasını ülkemizin gündeminden tamamen çıkaracağız. Yeni, özgürlükçü ve sivil bir anayasayı hep birlikte ülkemize kazandıracağız. Türkiye'nin bölgesel ve küresel ölçekte istikrarlaştırıcı güç konumunu tekiştireceğiz. İslam ve Türk dünyasıyla geliştirdiğimiz ilişkileri daha da güçlendireceğiz. Dünya 5'ten büyüktür ve daha adil bir dünya mümkün şiarımızda sözü güçlü, gücü tesirli bir ülke olarak barışın ve istikrarın teminatı olacağız. Türkiye eksenini tahmin edeceğiz. Dünyada örnek gösterilen sağlık sistemimizi daha da güçlendireceğiz. Eğitimin her düzeyi için sunduğumuz destek ve kuruşları arttıracağız. Çiftçilerimizi çok daha güçlü bir şekilde destekleyerek tarımda yeni bir atılımı sağlayacağız. Ulaşım başta olmak üzere güçlü altyapı yatırımlarımızı kesintisiz sürdüreceğiz. 100 milyar dolar turizm gelirine kavuşacağız. Yaptıklarımız saymakla bitmez. Yapacaklarımız anlatmakla bitmez. Bizde hizmet aşkı tükenmez. Memleket sevdamız tükenmez. Türkiye'de güven ve istikrar sürecek. Türkiye büyümeye devam edecek. Geleceğimizi beraber uşa edeceğiz. Türkiye Yüzyılını birlikte kuracağız. Ve 14 Mayıs Türkiye Yüzyılı için milat olacak. Speaker 1 İstanbul'da Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ağırlıyoruz. Sorularımız devam ediyor. Şimdi de MTV'den Seda Öğretir'e bırakıyorum sözü. Teşekkür ederim. Speaker 22 Sayın Cumhurbaşkanım, kazandığınız takdirde dış politikadan ekonomiye ve iç siyasete kadar, şimdiye kadar yürüttüğünüz politikalarda değişikliğe gitmeyi düşünüyor musunuz? Özellikle ekonomide yeni adımlar atacak mısınız? Erdoğan Tabii öncelikle Türkiye ekonomi modelimizi, yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla yoluyla büyüme üzerine kurduk. Ve bunu bugüne kadar da adım adım uyguladık. Bu sayede yıllardır maruz kaldığımız ekonomik saldırılara, finans sistemimize yönelik operasyonlara başarıyla direndik. Tüm bankalarımız ayakta. Özellikle de kamu bankalarımız çok çok güçlü. Amerika'yı, batıyı görüyorsunuz. Banka iflasları birbiri ardına geliyor. Şimdi Karadeniz'de keşfettiğimiz doğalgaz enerji sistemimize o da dahil oldu. Bu bizim için ayrı bir güç. Gabardaki petrolü de giderek artan bir şekilde sisteme dahil ediyoruz. Yıllarca terör gölgesinde kalan buraları şimdi artık açıldı. Ve ilgililerin ifadesi Erzurum'un biliyorsunuz dut pekmezi meşhurdur. Yani bunun kalitesi, kıvamı aynen dut pekmezinin kıvamı gibidir ifadesini kullandılar. Ayrıca nükleer güç santralimiz üretim aşamasına yaklaştı ve birinci üniteyi biliyorsunuz açtık. Hidroelektrik santralline gelince, bunun yanında GES'lere yani Güneş Enerjisi santrallerine gelince tüm enerji kaynaklarımızı harekete geçirttik. Savunma sanayimiz ülkemizin en önemli kazanç kapılarından biri haline gelmeye başladı. İstihdamda, ihracatta kırdığımız rekorlar ortada. Yıllardır ciddi kaynaklar ayırarak inşa ettiğimiz dev eserlerimiz ülke ekonomimize artık katkılar sağlıyor. Sağlıktan ulaşıma, turizmden çevreye her alanda tarihi başarılar elde ediyoruz. Yatırımlarımızın ülkemize katkılarından örnekler verecek olursak, bakın şu anda İstanbul Havalimanı 80 milyar dolar, İstanbul-İzmir otoyolu 29 milyar dolar, Osman Gazi Köprüsü 10 milyar dolar. Öbür tarafta Avrasya Tüneli 7 milyar dolar. Yavuz Sultan Selim Köprüsü 5 milyar dolar. Daha şimdiden bunlar ülkemize bu katkıyı sağladılar. Ve bizim akıldan, izandan yoksun muhalefetimiz biliyorsunuz tüm bunlara karşı çıkmıştı. Ekonomiye katkısı bu kadar çok olan yatırımları geçmişte istemeyenlerin bugünkü tek vaadi de ülkeyi tefecilere borçlandırma. Neymiş? Londra'daki tefecilerden 300 milyar dolar alacakmış. Dünyada ülkesini borçlandırmayı seçim vaadi yapan ve bunu tefecilerden elde etmeye gayret eden bir başka örnek kolay kolay göremezsiniz. Biz bunların hiçbirine bakmıyoruz. İnsanlarımızın yaşadığı sıkıntıların farkındayız. Ve tüm gücümüzü inşallah bunların çözümüne haslediyoruz. Bütün mesele, seçim sonrası bunların yargıya yansıyanı olacaktır. Bütün bunlarla birlikte bizim direkt müdahale edeceğimiz yönler olacaktır. Ama insanlarımızın yaşadığı sıkıntıların giderilmesi için de atılması gerekli adımların neler olduğunu bilip ve bunları da özellikle çalışmanın ürünü. Bu kitabımızda bunların hepsi belli. Yeri belli, kronolojik yapısı da belli. Ve bunlarla birlikte bu adımlarımızı atarak takvimi çalıştıracağız ve Türkiye 100 yılı için doğru adımlar nelerdir seçim beğennamesinin içinde bunlar da yerini almış vaziyette. Speaker 1 Efendim şimdi de Anadolu medyası adına aramızda bulunan Millet Haber Ajansı'ndan Sayın Sinan Burhan sorusunu soracak. Speaker 23 Sayın Cumhurbaşkanım, öncelikle milli irade ve demokrasiye her zaman destek veren Anadolu medyasının saat halinize selamlarını getirdim. Anadolu medyasını hatırlatmakta fayda var. Zaten siz her zaman Anadolu medyasının gerekli desteği veriyorsunuz. Öncelikle teşekkür ediyorum. Efendim, bir taraftan milli sanayi, milli üretim, milli kalkınma hamleleri var. İHA yapılıyor, TOK yapılıyor, SİHA'lar yapılıyor ama muhalefetin de şöyle bir eleştirisi var. Bunlar karın mı doyuruyor? Hayat pahalılığı var, enflasyon var. Soğan üzerinden yapılan tartışmalar var. Bu fiyat istikrarı, hayat pahalılığı ve enflasyonla ilgili çalışmalarımız ne düzeyde efendim? Erdoğan Şimdi Sinan Bey, özellikle biz milletimizin yaşadığı sıkıntılar bilirken biliyorsunuz. Yani bu millete bir operasyon çektiler. Bu operasyonu çekenlerin başında CHP var. patates, soğan, domates bunlarla ilgili birçok oynadıkları oyunlar var. Bakın şimdi ben arkadaşlarımı bu ara tekrar şöyle bir piyasaya gönderdim. Bir dolaştım bakın. Nedir, ne değildir diye. E bunun şimdi soğan, patates 7,5 liraya düştü. Market fiyatı bu. Buraya kadar inmiş vaziyette. Bu bir şeyi gösteriyor. Demek ki arz talep dengesinde o spekülatif oyunlar gidildikçe durum daha da netleşecek. Sayın Putin'le geçenlerde yaptığım görüşmede sağ olsun benden yoğun bir miktarda domates istedi. Şimdi tabii onun bu domates talebi bizim ister istemez domates üreticisini sevindirdiği gibi fiyatları da ne yaptı? Aşağı çekti. Şimdi bu hani batının yaptırımlarını Rusya'ya uygulayacağını söyleyen bay bay Kemal'in inanın aklı bunları almıyor. Yani uluslararası camiada nereye yöneleceğiz? Ne yapacağız? Ne yaparsak bunun ülkeme yansıması olumlu olur. Bunun hesabını yapmıyor. Biz çiftçimiz için böyle çalışıyoruz. Yani Rusya benden ne kadar daha fazla domates alırsa ne yapacaktır? Bu benim çiftçimi sevindirecektir. Aynı zamanda da ülke içindeki fiyatları aşağı çekecektir. Biz bunu sadece domatesle değil, diğer ürünlerimizle de aynı şekilde yapıyoruz, yapmalıyız. Yani bu sanayi ürünlerinde de aynı şekilde olabilecek şeylerdir. Mesela biz öyle anlar oldu ki malum bu Manavgat, Muğla, Antalya yangınlarında ben kalkıp Sayın Putin'i aradığım zaman hiç tereddüt etmeden anında yangın söndürme uçaklarını Türkiye'ye gönderdi. Ve bu uçaklar öyle sıradan rastgele uçaklar değil. Hemen bakıyorsunuz yani geliyor denize iniyor denizden suyu depoluyor ve hemen yangın mahalline inerek orada söndürme işlemlerini yapıyor. Bizim bu dostluğumuz olmazsa aramızdaki bu münasebetler olmazsa siz bu neticeyi alabilir misiniz? Arkadaşlar çok açık söylüyorum. Dev projeler yapmak da, fahiş fiyat artışlarını önlemek de, ekonomik programımızın içinde ve biz bunları birbirinden ayrı görmüyoruz, göremeyiz. Görmeniz yanlışlıktır. Eğer fiyat istikrarı istiyorsanız bunu çözecek yol da buradan geçer. Ne diyor? Hastane, yol, köprü inşa etmeyelim. Bunlar yenir mi? Bunlar karın doyurur. Ya bunlar olmazsa sen diğer alanlardaki adımlarını nasıl atacaksın? Tam tersine bizim her alanda sürekli üretmemiz lazım. Bir ülkenin zenginliği üretimle olur. Bizim çalışmaktan ve üretmekten başka çaremiz yok. Ben muhalefete tekrar sesleniyorum. Üretim, üretim, üretim. Hangi alanda olursa olsun. Çünkü bunlar hep birbirinin nesidir? Destekleyicisidir. Biri olmazsa öbürü olmaz. Hepsinin ayrı bir getirisi vardır. Ve bu getiriden ayrı çalışmak birbirini imha eder. Ama bunların kafası buna basmaz. Speaker 1 Haber Global'den sevgili meslektaşım Başak Şengül ile devam edeceğiz. Sorusunu soracak şimdi. Speaker 24 Çok teşekkür ediyorum efendim. Bu soruyla biraz daha dış politikaya döneceğiz galiba. Malumunuz seçim döneminde tüm kamuoyu, bütün seçmen, sizlerin, adayların vaatlerini ve projelerini dikkatle takip ediyor. Kemal Kılıçdaroğlu da hayatımın projesi diyerek Türk yolu adıyla bir projeyi açıkladı. Tarihi İpek yolunun canlandırılmasına dönük bir proje. Zaten ilk etapta bu hayata geçirilmiş bir proje itirazları yükseldi. Ama öte yandan eleştirilen bir başka boyut şu ki projede Azerbaycan'ın yer almaması, onun yerine İran'dan iki durağın bulunması, Zengezur koridorundan hiç bahsedilmemesi. Dolayısıyla bununla ilgili Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın Aliyev'in de eleştirisi var. Diyor ki Azerbaycan'ı böyle stratejik projelerden uzak tutmak isteyenler, dışında bırakmak isteyenler onların hevesleri kursaklarında kalacaktır diyor. Sizin yorumunuzu merak ediyoruz efendim. Neden Azerbaycan böyle bir proje içerisinde yer almaz? Erdoğan Olaya bence oradan bakmamak gerekir. Bir defa yani İpek yolu hattı olayı yeni bir olay değil. İnanın bu adam cahil. Bu adam ne zaman, nerede, hangi adımlar atıldığının haberi yok. Yani bizim özellikle Çin'de yapılan bu uluslararası toplantıya bizzat ben de katıldım o zaman. Ve bu millet tek parti CHP'sinin 1945 yılında Boraltan Köprüsü'nde yaşattığı utançla uzun yıllar yaşadı. Oraltan Köprüsü'nde yüzlerce Azerbaycanlı kardeşimizi Stalin Rusya'sına teslim ederek katline seyirci kalan CHP'nin bize yaşadığı utancı biz Karabağ Savaşı'nda silip attık. Ve o utancı bize yaşatan o zamanın CHP'sidir. Bay Bay Kemal şimdi yine bu millete bir utanç yaşatmaya söz vermiş olacak ki Azerbaycanlı kardeşlerimizi görmezden geliyor. Sözüm ona milliyetçi geçinen masa ortağı hanımefendi de tüm bunlara sessiz kalıyor. Azerbaycan ve Türkiye arasında tesis ettiğimiz kardeşliği kimse bozamayacaktır. Bay Bay Kemal'in elindeki haritanın ne olduğunu bilmiyorum. Ama biz Kars, Tiflis, Bakü Demiryolu'yla Azerbaycan üzerinden İpek Demiryolu'nu zaten inşa ettik. Zavallı sen bunlardan haberin yok. İki yıldır bu hat üzerinde Çin'e biz yük trenleri gönderiyoruz. Gidip geliyorlar. Ama haberi yok. Zengezür koridoru devreye geldiğinde İpek Demiryolu'nun da içinde yer aldığı orta koridora yeni bir soluk borusu daha açılacak. Haberin olsun. Bunu da bil. Kılıçdaroğlu. Bunun için Nahçıvan'ı Azerbaycan'a, dolayısıyla Türkiye'yi Azerbaycan'a bağlayacak Zengezür koridoruna büyük önem veriyoruz. Bay Bay Kemal'in aklı bu işe renmez. Çünkü o dış politika nedir bilmez, kardeşlik hukuku nedir bilmez, bölgenin dengeleri nedir hiç bilmez. Milli güvenlik nedir bilmez, terör örgütleriyle yol yürür. İşte Karabağ Savaşı'nda onun yanındaki çok önemsediği bir tane büyükelçinin ne denli bir densizlik yaptığını hatırlayın. Bunlar siyaset nedir bilmez. Bizim yıllar önce hayata geçirdiğimiz işleri proje diye bunları anlatmaya kalkarlar. Aklına geleni, eline tutuşturulanı okuyarak bu ülkenin yönetiminde talip olunmaz. Kardeşim Aliyev çok güzel ifade etti. Azerbaycan'ı bölgede dışlamak isteyenlerin hevesleri kursaklarında kalacaktır. Azerbaycan'la kardeşliğimize halel getirecek hiçbir projeye benim milletim izin vermez. Milletin bay bay Kemal'e de bu fırsatı tanımaz. Speaker 1 TGRT Haber'den Ercan Sekil'e devam edelim. Speaker 25 Efendim altılı masayı sık sık eleştirdiniz, ağır eleştiriler getirdiniz. Ancak bu masanın kurulmasının sebebi Cumhurbaşkanlığı seçimi için getirilmiş olan 50 artı 1 şartı. Cumhurbaşkanı seçilmek için konulan bu şart ne kadar zor uygulanır olduğunu canlı canlı yaşadık milletçe ve yaşıyoruz hala. %50 oy potansiyeli olan partiler %1'lik partilere hatta 0.5'lik partilere iş birliği yapmaya mecbur kaldı. Hatta yan yana gelmeleri asla mümkün olmayan partiler bu sistem yüzünden birbirlerine adeta mahkum oldu. Bu seçim geçti belki artık ama bundan sonra benzer sıkıntılar yaşanmaması için 50 artı 1 şartından Cumhurbaşkanlığı için geri dönülmesi söz konusu olabilir mi? Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Erdoğan Tabii böyle bir yapılanmaya veya böyle bir düzenlemeye katılacak olan siyasi partiler olursa bunun olmaması söz konusu değil olabilir. Doğrusu ben de olmasından yanayım. Tabi buradaki 50 artı 1 oran itibariyle 50 artı 1 oranı değil biliyorsunuz. %50 artı 1 oy. Bu demek. Bu seçimden sonra böyle bir adım atılabilir. Ve eğer bu adım karşılık bulursa, çünkü anayasa değişikliği gerektiriyor. Olmaması için hiçbir neden yok. Ben şahsen böyle bir adımın atılması halinde buna taraftarım. Ve temennim odur ki seçim sonrasında atılacak bu adımla bir netice alırsak, o zaman seçim süreçleri çok daha rahat olacaktır, çok daha kolay olacaktır. Speaker 1 Efendim son soru olarak da tekrar Cansu Canan size bir soru yöneltecek. Speaker 6 Efendim bir de şöyle sormak isteriz. 14 Mayıs'ta seçimi kazandığınız takdirde ilk icraatınız ne olacak? Erdoğan Nasıl? Speaker 6 14 Mayıs'ta seçimi kazandığınız takdirde ilk icraatınız ne olacak? Erdoğan Şöyle ifade edeyim. Gayret edeceğiz. Tabii tüm enerjimizi öncelikli olarak deprem bölgesindeki inşa ve ihya çalışmalarına vereceğiz. Buraları ziyaret ve bu ziyaretlerle beraber de uluslararası diplomaside bizim gitmemiz gereken ülkeler var. Azerbaycan gibi, Kuzey Kıbrıs gibi. Bunun yanında körfez ülkelerinde ziyaret edeceğimiz ülkeler var. Bunlarla bu işleri devam ettireceğiz. Tabii ülke genelinde de topyekun bu kentsel dönüşümümüzü çok daha güçlü bir şekilde devam ettireceğiz. İnşallah seçimden sonra ekonomiden savunma sanayine, enerjiden teknolojiye, Her alanda Türkiye 100 yılı atılımlarımızla az önce gösterdiğim bu seçim meyannamımızdaki kronolojik yapıyı çalıştırmaya devam edeceğiz. Vatandaşlarımıza sözümüz var. Sözümüzü yerine getirene kadar da durmak yok. Yola devam edeceğiz. Speaker 1 Efendim teşekkür ediyoruz. Bu yoğun gündeminizin içinde bize de zaman ayırdığınız için yayınımızın sonuna giriyoruz. Erdoğan Özellikle tüm arkadaşlarıma böyle bir akşamda bizlere misafir oldular. Şahsım, milletim adına çok teşekkür ediyorum. Pazar günü inşallah seçimlerimizin hayırlısıyla tamama ermesi, fazla uzamadan da milletin iradesinin tecellisini görmek, milletin yönetimde asıl söz sahibi olduğunu görmek ve 14 Mayıs bir kere daha inşallah demokrasi bayramı olacaktır. Bu bayramı yine hep birlikte kutlamayı Allah bizlere nasip etsin diyorum. Sizlere de tekrar çok teşekkür ediyorum. Speaker 1 Ben de sorularıyla katkıda bulunan tüm meslektaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Size ayrıca tekrar teşekkür ediyoruz. Ve sevgili seyirciler İstanbul'daydık biz bu akşam Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde ağırladık. Sorularımızı yanıtladı. Özel yayınımız burada sona eriyor. 14 Televizyon kanalı ortak yayını aynı zamanda onun da altını bir kez daha çizmekte fayda var elbette. Çok teşekkür ediyoruz bizleri izlediğiniz için. İyi akşamlar. Продолжение следует.