Speaker 1 Sevgili seyirciler, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinden, Millet Kütüphanesinden bugün sizlere sesleniyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızı ağırlıyoruz. Aslında burası tabii milletin mekanı olduğu için ağırlıyoruz ifadesini kullandım kendisinin müsaadesine başvurarak. O yüzden ben sözü fazla uzatmayacağım. Öncelikle Sayın Cumhurbaşkanımıza sonra da genç arkadaşlarıma hoş geldiniz diyorum. Ve güzel bir program olmasını temenni ediyorum. Seçim de yaklaşıyor. Bu da ayrı bir heyecan. Nasılsınız? Erdoğan Gayet iyiyiz. İyi diyor. Katılımlar muhteşemdi. Tabii katılımlar ne kadar ihtişamlı olursa bizim dinamizmimiz de o kadar artıyor. Heyecanımız o kadar artıyor. Diğerlerinin katılım rakamlarını öğrendikçe daha da artıyor. Ve meydanlar zaten konuşuyor. Ben de siyasette meydanların diline çok inanırım. Anketlere falan pek inanmam. Meydanların dili neyse o bizim için çok önemli. İyi gördük sizi. Burada da zaten gençlerle, öğrencilerimizle, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Kütüphanesi'nde sizlerle beraber olmak bizleri ayrıca mutlu ediyor. Bilmiyorum. Nasıl kütüphanemizi beğendiniz mi? Beğenmemek mümkün mü? Sizler herhalde hep buradasınız zaten. Speaker 1 Farklı şehirlerden gelenler de var, ilk defa görenler de var, buranın müdavimi olanlar da var. O zaman başlayalım mı sorulara, geçelim mi? Sevgili arkadaşlarım, önce Muhammed Ali Öz Ağaçhanlı'nın sorusunu alacağız. Speaker 3 Ben Muhammed Ali Öz Ağaçhanlı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Teknoloji ve Ekonomi Üniversitesi'nde okuyorum. İç mimarlık, 4. sınıf okuyorum. Yani bitirmek üzereyim. Evet, bitirmek üzereyim Sayın Cumhurbaşkanım. Selahattin Demirtaş'ın hapiste olması Türk demokrasisi için bir eksiklik olarak lanse ediliyor. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Teşekkürler. Erdoğan Tabii sorunun cinsi heyecan verici. Çünkü Selo Diyarbakır'da 51 Kürt kardeşimizin ölümüne neden olan bir teröristtir. Onun demokrasiye aykırı bir yanı yok ki. 51 Kürt kardeşimiz. Ama bu ölüme neden olan bir kişi şu anda terör odaklı bir fiili işlediğinden dolayı cezaevinde. Yoksa bir fikir suçu veya bir siyaset değil. Ama 51 Kürt vatandaşımın ölümüne neden olan böyle bir insan sokaklarda elini kolunu sallaya sallaya mı doğasın? Biz şimdi bir hukuk devletiysek burada adaletin gereği nedir? Bu kadar Kürt kardeşimin ölümüne neden olan bu adam bunun bedelini ödemesi lazım. Şu anda yapılan budur. Çektiği ceza da bunun nedeniyledir. Tabii bunun aslını herkes bilmiyor ama Bay Bay Kemal, Seloy'u çıkaracakmış. Eğer Erdoğan bu işin başında olursa, hukuk neyse, adaletin gereği neyse bunun bedelini ödemeye devam edecektir. Speaker 1 Evet, soru sormak isteyen isimlerden biri de Zeynep Meryem Çiçekli. Speaker 4 Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hazırlık Öğrencisiyim. Aslen Sivaslıyım. Sıkça gündemde olan hapiste çok sayıda gazeteci olduğu ve Türkiye'de basın özgürlüğünün olmadığı hakkında iddialar var. Bunun hakkında neler söyleyebilirsiniz? Teşekkür ederim. Erdoğan Değerli arkadaşlar, cezaevlerinde şu ana kadar böyle iddia edildiği gibi bol miktarda gazeteci, basın mensubu yok. Bunlar yalan. Bunun altı, üstü nedir? Bu iddiada bulunanları diyoruz ki şunları açıklayın. Verin bize bu isimleri. Kimmiş öğrenelim. İşte şimdi bakın isim vermeyeceğim. İşte bu iddia edilen kişilerden iki tanesi de HDP'den bu seçimlerde milletvekili adayı oldu. Ki bunlar hep bu işin fikir babası olarak ortada dolaşanlardır. Buna benzer daha niceleri bu şekilde onlara fikir babalığı yaptılar. Ben bile zaman zaman Adalet Bakanıma da söylüyorum ya bu tür iddialar var. Bunlar nedenli doğru? Şunları siz de bir araştırın falan. Onlar da diyorlar ki başkanım böyle bir şey yok. Bunlar hep yalan. Ciddi manada versinler bu isimleri. gerçekten bu anlamda böyle bir durum söz konusuysa biz de bu işin üzerine gidelim. Çünkü ben malum yani fikir suçundan içeriye girmiş bir başkanım. Ve bundan dolayı da yaklaşık 4 ay 10 gün cezaevinde yattım. Ama ben belediye başkanı iken bana bu cezayı verdiler. Neden dolayı verdiler? bir Milli Eğitim Bakanlığı'nın kitabındaki bir şiiri okudum ben. Bu şiiri okudum diye beni içeri aldılar. Kimseyi vurmadım. Kimseyi öldürmedim. Yani Selon'un yaptığını yapmadım ben. Sadece Milli Eğitim Bakanlığı'nın kitabındaki bir şiiri okudum. Ve bu şiirde Ziya Gökalp'e ait bir şiirdi. Bunu okudum. Bundan dolayı beni içeri aldılar. Bir yıl bir cezaydı. Dört ay on gün yattım. Ondan sonra çıktım. Bedelini ödettiler. Ama ben orayı medrese-i Yusufiye olarak yaşadım. Ve gelen ziyaretçilerimin haddi hesabı yoktu. Bu da tabii İstanbul'a olan hizmetimdi. İstanbul'u çöp, çukur, çamurdan, susuzluktan kurtaran bir belediye başkanı olarak hamdolsun belediyecilik tarihine İstanbul'un geçti. İşte ardından da cezaevinden çıktıktan sonra partimizi kurduk ve ilk seçimlerde daha yüzde otuz dört gibi bir oyla iktidara geldik. Yoksa dediğim gibi böyle bir ceza onlar için söz konusu değil. Hepsi yalan. Ve gazetecilerle ilgili bu akşam bu programda yine söylüyorum. Hangi cezaevinde nerede bir basın mensubu varsa Bunları bilelim. Bunların birçoğu, affedersiniz, hırsızlık, silah kaçakçılığı, bütün bunlara benzer suçlardan dolayı içeridedir ve bunların gazetecilikle de yakından uzaktan alakası yoktur. Speaker 1 Peki, şimdi devam ediyoruz. Bu kez Özge Uçakçıoğlu sorusunu yöneltecek. Speaker 5 Öncelikle hoş geldiniz Cumhurbaşkanım. Ben Özgü Çakçıoğlu, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü 1. Sınıf Öğrencisiyim. Millet İttifakı ekonomi takımını açıkladı. Sizin de seçim sonrası için ekonomi yönetiminde yapacağınız farklı profiller olacak mı? Teşekkür ederim. Erdoğan Değerli arkadaşlar, Millet İttifakı'nın ekonomi takımı kimlerden oluşuyor diye şöyle düşündüğünde bunlar ismi cismi çok belli olan tipler değil. Fakat tabi bu CHP ne yapıyor? Yine kapalı kapılar arkasında, otellerde IMF'in temsilcileriyle görüşüyorlar. Aynı zamanda İYİ Parti'den bir zamanlar Merkez Bankası'nın sözde başkanı olan zat o da onunla beraber birlikte görüşmeler yapıyorlar. Ve bu görüşmelerden sonra da bizim için bu hükümetin diyorlar IMF'den borç alması lazım. Biz IMF'den niye borç alalım? Ben Kılıçdaroğlu muyum? Londra'nın tefecilerinden neymiş? 300 milyar dolar borç taahhüdü almış. Ya tefeciden borç alınır mı? Eğer para kaynağı tefeciler olursa adamı gömerler. Biz asla dedik böyle bir şeye yönelmeyiz ve biz IMF'li olan ilişkilerimizi bitirdik. Kendi kaynaklarımızla ayaktayız ve şu anda tefecilere mefecilere hiç ihtiyacımız yok. 2013-2023 10 yıl geçti ve biz buralardan elimizi eteğimizi kestik. Kendi kaynaklarımızla yola devam ediyoruz. Savunma sanayinden tutun. İşte en son enerjide Karadeniz'de doğalgazı da çıkardık mı? Çıkardık. Ve şimdi bir ay doğalgazı ücretsiz olarak evlere veriyoruz. Ve bir yıl boyunca da 25 metre küp tenzil edilmek suretiyle vatandaşlarımızı doğalgaza bu noktada muhtaç olmadan evlerinde mutfağında enerji olarak kendi yerli doğalgazımızı ne yapıyor şimdi kullanmaya başladı bu noktalara geldik. İnşallah seçim sonrası bu süreç daha da farklı gelişecek. Niye? E şimdi de Gabar'da petrolü bulduk. Gabar'daki petrol de çok önemli. Çünkü terörün oralarda bu tür çalışmalara fırsat vermediği yerden şimdi petrolü bulduk. Ve bu petrolle beraber de yani Erzurum konuşmamda da söyledim. Erzurum'un dut pekmezi kıvamında öyle bir petrol. Şu anda tabii bu bizi daha da güçlü hale getiriyor. Böylece hem doğalgaz hem petrol ve kapasite rezerv çok çok yüksek. İnşallah artık biz yurt dışına doğalgazda da petrolde de ciddi manada muhtaç olmayacağız. Speaker 1 Aybük öğretmenimizin isminin verilmesi de çok anlamlıydı. Erdoğan Yani Aybüke öğretmenin Allah rahmet etsin ismini de oradaki petrol kuyusuna verdik. Speaker 1 Bu akşam gençlerden herkesin merak ettiği net güzel sorular geliyor. Yine Cumhurbaşkanımıza soru yöneltmek isteyen isimlerden biri Melisa Kiraz. Speaker 6 Ben Melisa Kiraz, Ankara Üniversitesi Fizik Mühendisliği öğrencisiyim. İki yılda tek nefeste takımlarda görev almaktayım. Erdoğan Maşallah. Speaker 6 TOK gibi, TC, Anadolu gibi önemli projeleri de takip ediyorum. Ancak vatandaşın sofrasında bulunan patates, soğan gibi temel ihtiyaç kaynaklarının, maddelerinin fiyatlarındaki dalgalanmalar sizce önemli değil mi? Erdoğan Şimdi önemli olmaz diye bir şey yok. Ama TCG Anadolu da bizim için çok çok önemli. Öbür tarafta İHA'lar, SİHA'lar, AKINCI, Kızıl Elma bunlar da bizim için çok önemli. Tabi burada maalesef kendini bilmez bazı kişilerin bu fiyatlar üzerindeki dalgalanmalara neden olduğu ortada. Bak şimdi bir ara daha nerelere tırmandırdılar fiyatları. E buyurun şimdi patates, soğan 10-15 liraya düştü. Hadi bakalım. Bunu neyle izah edecekler? Fiyat düştü şimdi biliyorsunuz. Ama şunu çok açık net söyleyeyim. Allah nasip eder inşallah seçimden sonra bir defa bunların yargı yolu açık olmak kaydıyla bunları yargıda terleteceğiz. Çünkü benim milletimi kalkıp da bu tür yollarla sömürmelerine müsaade etmeyeceğiz. Çünkü bu bir sömürü organıdır. Böyle bir şey söz konusu değil. Tabii bunu şimdi biz seçim zorası yargı yoluyla da çok daha farklı bir zemine oturtacağız. Speaker 1 İlkay Gözler sırada sorusunu yöneltecek olan arkadaşımız. Speaker 7 Sayın Cumhurbaşkanım iyi akşamlar öncelikle. Benim size sorum Millet İttifakı'nın vermiş olduğu vaatleri inandırıcı buluyor musunuz? Erdoğan Sevgili kardeşim öncelikle ben bu soruyu size sorsam. Bu vaatleri siz inandırıcı buluyor musunuz? Ben bunların vaatlerinin inandırıcı olanını hiç görmedim ki. Çünkü her şey yalan üzre bina edilmiş. Eğitimde ne vaat ediyor? Sağlıkta ne vaat ediyor? Ulaşımda ne vaat ediyor? Tarımda, enerjide ne vaat ediyor? Şöyle bunları bir düşündüğünüz zaman bu vaatlerin içinde basit olanını söyleyeyim. Mesela şu anda 10-11 tane bunlarda Büyükşehir Belediyesi var. Bu belediyelerde acaba bunlar bu söylediklerimden neler yaptılar? Belediye başkanlığı yaptım. Ama benim belediye başkanlığımda biz Haliç'i temizledik. O kokan Haliç, o geçilmez denilen Haliç. O kokudan tamamen arındı. Ama bu arada da biz Haliç Kongre Merkezi'ni yaptık. İstanbul'umuz için önemli bir kongre sarayı haline geldi. Şimdi bu işler lafla olmuyor, icraatla olmuyor. Şimdi bunlara bir sorun. Deyin ki CHP'li belediyelerde acaba bir Haliş Kongre merkezi benzeri var mı? Şimdi şurayı görüyorsunuz. Şu külliye. İşte bizim inşa edip bitirdiğimiz bir yer. Ve 24 saat burası gençlerimizin emrinde. Kek, çorba, çay, kahve her şey burada ücretsiz. Şimdi biz bunun benzerini bir de nerede yaptık? İstanbul Rami'de yaptık. Bilmiyorum Rami'yi gezenleriniz oldu mu? Rami'de çok muhteşem. Eskiden orası bir kıştaydı. O kıştayı biz şimdi bir İstanbul'un en büyük kütüphanesi haline getirdik. İçinde farklı bazı orada etkinlikler de var, sunumlar da var. Ve orası da aynen burası gibi dolup dolup taşıyor. Şimdi eğer kültür diyorsak, eğer sanat diyorsak, mesela Ankara'nın yıllarca bitmeyen Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Merkezi'ni biz yaptık. Biz gelene kadar orası yoktu. Yaptık, bitirdik ve Ankara böyle bir Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nı kazandı. O da bitmedi hemen şimdi şurada biliyorsunuz yine Cumhurbaşkanlığının dev bir kongre merkezi var. O kongre merkezinde de yıl boyu birçok uluslararası toplantılar bizim kendi toplantılarımız hepsi orada yapılıyor. Yaklaşık üç bin kişilik bir salon. E şimdi eğer kültür üzerine siz adımlarınızı atmazsanız o ülke kültürsüz olan şah damarı yok demektir. Ama biz işe buralardan girdik. Şimdi Millet İttifakı söylüyor söylüyor da bakın savunma sanayine karşı çıkıyor. Ya savunma sanayine karşı çıkılır mı? Biz göreve geldiğimizde Türkiye'nin savunma sanayinde yüzde yirmisi yerliydi. Maalesef yüzde seksen yoktu. Ama biz ne yaptık? Bu yüzde yirmiyi yüzde seksene çıkardık. Şimdi açığımız yüzde yirmi. Ama bu arada işte TCG Anadolu'yla dünyaya bir mesaj verdik. Seçim sonrası inşallah şu andaki TCG Anadolu'nun bir büyüğünü yapmak suretiyle Mavi Denizler'de inşallah Barbaros Hayrettinleri çok daha güçlü hale getireceğiz. İstanbul'da kaldığı süre içerisinde gerçekten çok büyük bir ziyaretçi akınına uğradı. Tabii İzmir talep etti. Bunun üzerine İzmir'e gönderdik. Şimdi de İzmir'de. Ve tabii Mersin istiyor, Antalya istiyor. Dedik ki şu anda İzmir önümüzde. Dolayısıyla artık seçime kadar İzmir'de TCG Anadolu'yu orada, Alsancak'ta fark edeceğiz. Seçimden sonra inşallah yeni bir uçak gemisini de hallettikten sonra artık diğer yerleri de onlarla beraber dolaştırırız. Daha güzel hale getirir. Fakat ben bu millet ittifakından şu ana kadar bütün bu büyükşehir belediyelerinde bizim eserimiz de şudur görmedim. Eğer siz gördüyseniz beni ikna edin. İstanbulluyum. Yok. İstanbul'da biliyorsunuz biz Atatürk Kültür Merkezi'ni sıfırdan dört dörtlük yaptık. Kültür Turizm Bakanım'dan da Allah razı olsun. Ve şu anda orası sürekli dolup dolup taşıyor. Yeter mi yetmez? Daha çok yapacağımız tabii ki işler var. Fakat bunlara bakıyorum Ankara, belediye bunlar da. Allah aşkına söyleyin ya. Bak Ankara'da şunu yaptı deyin. Yani okuyorsunuz burada. Üniversitelerdesiniz. Bu üniversitelerde şöyle bir Ankara'yı gözlemlediğiniz zaman bunlar yaptı diyebileceğiniz bir şey var mı? Arkadaşlar yok. Bakın Melih Bey'in belediye başkanlığı döneminde şu Ankara'da yaptıkları mevcut havalimanını biz yaptık. Ve havalimanından Ankara merkeze bu yolları Melih Bey yaptı. Metroları biz yaptık. Ya bir tane metro da siz yapın ya. Yok. Hepsi bizden. Ben şimdi nasıl diyeyim? Millet İttifakı da şunları yaptı diye. İzmir'e bak İzmir'de öyle. İzmir'de körfez. Şu anda rezalet. Kokudan geçilmiyor. Aramızda İzmir'le olanlar var mı? Var. Kokuyu biliyorsunuz. Bakın İstanbul, İzmir arası yedi buçuk saatti. Yedi buçuk saatti. Peki biz ne yaptık? İstanbul-İzmir arasını 3-3,5 saate düşürdük mü? Düşürdük. Bu da yetmedi. Manisa-İzmir arasında Sabuncubeli tünelini yine biz yaptık. Onlar laf, biz iş üretiyoruz. Aramızdaki fark bu. Speaker 8 Miray Turan'a sorusu gelecek. Merhaba Sayın Cumhurbaşkanım. Ben Miray Turan. Ankara Sosyal Bilimleri Üniversitesi Siyaset, Bilim ve Kamu Yönetimi hazırlık öğrencisiyim. Ben deprem sürecinde Hatay Kırkandaydım. Ailemle birlikte göçük altında kaldık. Babamı kaybettim. Erdoğan Allah rahmet eylesin. Speaker 8 Teşekkür ederim. Allah razı olsun. Erdoğan Kaç saat kaldın? Speaker 8 Ben 11 saat kaldım. Kaç? 11. Babam 20 saat kaldı. Of. Evet. Benim sorum şu birçok arkadaşımızın da aklında olan depremde çadır satan huzur hakları gibi sebeplerle Kızılay Genel Müdürü ve Kızılay çok fazla gündeme geldi. Bu konu hakkında ne düşündüğünüzü merak ediyorum açıkçası. Erdoğan Şimdi arkadaşlar bu konu tabi beni de ciddi manada üzmüştür. Yani Kızılay böyle bir çadır satma fiiline işine giremez. Ve süratle de tabi bu yanlışı düzeltmesi gerekir. Çünkü biz Kızılay'ı özellikle çadır üretiminde çok daha aktif hale gelmesi için sürekli teşvik ettik. Kızılay'ın çadır dendiği zaman en ufak bir sıkıntısının probleminin olmaması gerekir. Ve bu 6 Şubat olayında Türkiye olmayıp da başka ülkeler olsaydı kim bilir neler başlarına gelecekti. Ama bütün bunlara rağmen şu an itibariyle enkaz kaldırma çalışmalarına varıncaya kadar büyük oranda bu işi bitirdik. Şu anda köy konutlarını teslim etmeye, teslim almaya başladık. Şimdi kalıcı konutları bir taraftan hızla yapıyoruz. Ve kalıcı konutların yapımıyla da inanıyorum ki vatandaşlarımıza teslim törenleri başladığı zaman onları daha da rahatlatacağız. Speaker 9 Evet, Beyzanır Yabuz. Öncelikle hayırlı akşamlar diliyorum. Sık sık LGBT'ye karşı olduğunuzu söylüyorsunuz. Ayrıca diğer partilere karşı sertleştirilerde bulunuyorsunuz. Mesela kimi zaman partilileri terörle ilişkili, kimi zaman da LGBT'li olmakla suçluyorsunuz. Tüm bunlara bakınca da ayrıştırıcı ya da kutuplaştırıcı bir dil kullandığınız düşünülüyor. Bunlara cevap olarak ne söyleyebilirsiniz? Erdoğan Şimdi bunları ayrıştırıcı kavramıyla izah edersek bana göre yanlış yaparız. Niçin? Çünkü bu millet özellikle aile kurumunu kutsallaştıran bir millettir. Bizim değer yargılarımız içerisinde aile kurumu çok çok önemlidir. Çünkü güçlü milletler güçlü ailelerden oluşur. Eğer aileniz güçlü değilse, aile kavramı güçlü değilse o ülkede o milletin yıkımı da çok çabuk olur. Bizim yaklaşımımız burada. Ve LGBT denilen olay bir defa aile kurumuna sokulmuş bir zehirdir. Bu zehri biz hele hele halkının %99'u Müslüman olan bir ülke olarak kabullenmemiz mümkün değil. Buradaki hassasiyetimiz özellikle buradan geliyor. Hatta biz biliyorsunuz aileyi kutsayan anayasa değişikliği teklifini verdik. Ama seçim öncesi tabi buna fırsat olmadı. Şimdi bu konuyla alakalı olarak bizim buradaki değer yargılarımız içerisinde LGBT'ye AK Parti olarak biz asla olumlu bakamayız. Çünkü aile kutsiyeti zaten buna müsaade etmez. Bir de bizim özellikle dinimizin gereği bu olduğu için de biz olaya buradan bakıyoruz. Buna biz eyvallah edemeyiz. Speaker 1 Bu kez de Sena Coşkun Aslan sorusunu yöneltiyor. Speaker 10 Ben Sena Ankara Üniversitesi'nde okuyorum. Benim sorum sığınmacılarla ilgili olacak. Başta Suriyeliler olmak üzere ülkemizde devlet ve millet imkanıyla konuk ettiğimiz bu mültecileri ne zamana kadar ağırlamayı düşünüyoruz merak ediyorum. Teşekkür ediyorum. Erdoğan ölüm kalım mücadelesi veren bir Suriye halkı var. Şimdi biz kendilerine şu an itibariyle yüz binin üzerinde Suriye'nin kuzeyinde konutlar inşa ettik. Hayır kurumları vasıtasıyla devlet olarak vesaire. Ve bu vesileyle de peyderpey şu anda bizdeki muacirler bu konutlara göç etmeye başladılar. Ama bunları ben gelince tekrar ülkelerine gönderirim. Bunları Türkiye'de yaşatmam. Ben şahsen böyle bir anlayışa taraftar değilim. Bu bir defa zulüm olur. Ama şimdi de orada yapılan konutlara kendilerinin gönüllü olarak dönme süreci başladı. Ve bu konuda da elimizden gelen desteğe yardımı veriyoruz. Ama böyle bu CHP'lilerin ifade ettiği gibi yok okullarda onlara çok farklı musamalar, şunlar bunlar. Böyle bir şey yok. Vatandaşlık hakkını kazanıp da imtihanlara girmek suretiyle başaranlar onlar zaten her yer için geçerlidir. Ama bizde de bu tür gerçekten imtihanlara girip başarılı oluyorlarsa, bu gelenlerin arasında doktoru var, mühendisi var, avukatı var. E şimdi bu insanlar bizim ülkemize geldiklerinde bunlar göçmendir diye biz bunları hemen tekme tokat kovalayalım mı? Bu bir defa insani değil, vicdani değil, hepsinden öte İslami değil. Bunları kapıya koyamayız. Ama bunların içerisinde hakikaten yaramazlık yapanlar varsa onlar da tabii emniyet güçlerimiz tarafından onlara bedeli ödettiriliyor. Speaker 1 Neslihan Erdoğan da soru sormak istiyordu, kendisi öğretmen. Speaker 11 Van'dan geliyorum, Van'da ücretli öğretmenlik yapıyorum köy okullarında. aynı zamanda Dünya'yla kurtaracak Sosyal Sorumluluk Proje Kurucusuyum 12 yıldır. Bir soru sormak istiyorum fakat ondan önce iletmem gereken bir şey var. Annelere olan düşkünlüğünüzü biliyorum. Annem dün akşam buraya geleceğimi öğrendim ve kızım hiç düşünmeden git dedi. Bizler okutulmayan kız çocuklarıydık. Doğu coğrafyasında maalesef ki ve o zaman kitaplar parayla alınırdı. Hatırlayanlar var mı bilmiyorum. Babam bizleri o zaman okutamamıştı. hem toplum zihniyet gereği hem maddi yetersizlikler. Biz açık öğretimden liseyi bitirdikten sonra sizler sağ olun. Bizlere burs, yurt birçok imkan sağladığınız için annem hani ben artık okutabilirim çünkü benim ülkemin başkanı benim arkamda dedi ve bugün üç kardeşle meslek sahibi olduk. Bugün gerçekten karşınızda böyle durabiliyorsam sizlerin sayesinde buradayım. Annemin ve kendi adıma sizlere minnet borçluyum. Çok teşekkür ederim. ve bir de dış politika dediğimiz bir gerçek var ülkede ne zaman olağanüstü bir durum olsa dış güçler deniliyor ve artık insanlar bunu inanmamaya başladılar bu konuyla ilgili neler düşünüyorsunuz bizlere neler söylemek istiyorsunuz bu dış güçleri nasıl yeneceğiz teşekkür ederim Erdoğan ben tabi özellikle öğretmenimize çok teşekkür ediyorum ben burada bayanlar sayısal olarak daha ağır basıyor. Ve bunlar tabii bir kısmı anne, bir kısmı geleceğin anneleri. Değerli kardeşlerim ben anneme çok düşkündüm. Allah rahmet etsin. Fırsat buldukça anneme kavuştukça ayaklarının altını öpmeye çalışırdım. Annem ayağını çekerdi. Anne niye çekiyorsun? Kendi diliyle de konuşurdun. Ana niye çekeyiz? Üzleyelim ya. Peygamberimiz cennet annelerin ayakları altındadır buyuruyor anne. Bırak ben ayağının altında cennetin kokusunu alayım. Ağlamaya başlardı. Tabi şimdi nesli bu noktaya taşımak çok çok önemli Bunu yakalamamız lazım Bakın babalar demiyor Annelerin ayakları altındadır diyor Anne çok önemli Demin kardeşimin söylediği konu var ya Hani bizim de aile kurumunu önemsememiz işte buradan geliyor Ana Ona hiçbir şey Vav isilmez Babaların ayakları altındadır demiyor Peygamberimizin hadisi bu Annelerin ayakları altındadır O bakımdan Sizler çok önemlisiniz Anneniz Size bu nasihatle Güzel bir yol göstermiş Bizim de selamımızı saygımızı inşallah kendilerine lütfen iletin Unuttuğumuz bir yol Dış güçler Şimdi yani dış güçleri bir kenara atmak mümkün değil Eğer siz dik durursanız sağlam durursanız güçlü bir diplomasiniz olursa Dış güçlerin de size bakışı tabii ki farklı olacaktır. Türkiye pek de öyle kolay kolay eti yenen bir ülke değilmiş derler. O hale getirmek lazım. Bundan sonra çok daha farklı adımlarımızı inşallah görebilirsiniz. Speaker 1 Evet, Aleyna Karagöz heyecanlı bekliyor. Speaker 12 Sayın Cumhurbaşkanım öncelikle hoş geldiniz. Ben Aleyna Hatun Karagöz, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2. Sınıf Öğrencisiyim. Okuduğum bölüm dolayısıyla da çevremde hukukun siyasallaştığı, yargı bağımsızlığına gölge düştüğü yönünde birçok eleştiri ve iddia var. Sizin bu konu hakkında görüş ve düşüncelerinizi merak ediyorum. Teşekkür ederim. Erdoğan Dönem kardeşim ben bunlara katılmam mümkün değil. Yani hukukun siyasallaştığını söyleyenler sizin için söylüyorum. Hukuk da müddeyi iddiasını ispatla mükelleftir. Bunu söyleyenler acaba iddialarını ispatlayabiliyorlar mı? Hayır ispatlayamıyorlar. Sadece söz ola beni gele. Bu hele hele bu bay bay kemal olunca aman yarabbim akşam yalan sabah yalan akşam yalan sabah yalan ya ispatla söyle şu de ama o ne diyor ha seloyu nasıl kurtarırız onu anlatıyor. Şimdi onun söylediği hak, hukuk, adalet mi? Değil. 51 tane Kürt kardeşimizin evladımızın ölümüne neden olacak? Hiçbir bedel ödemeden de elini kolunu sallayarak sokaklarda dolaşacak. Bize şu anda herkesin teşekkür etmesi lazım. Çünkü bedel Yasin Börü'yü öldürecekler ve ondan sonra elini kolunu sallaya sallaya dolaşacaklar. Biz buna evet diyemeyiz. Yasin Börün'ün anası hüngür hüngür ağlıyor. Diyarbakır anneleri hüngür hüngür ağlıyor. Diyarbakır annelerinin bu ağlayışı karşısında Kılıçdaroğlu bir kere gidip de ziyaret etti mi? Etmedi. Hani hak, hani hukuk, hani adalet? Bunlar da çok hassas olmamız lazım. Speaker 1 Nurefşan Ece Çiçek. Sayın Cumhurbaşkanım yine arkamızda soru soracak olan arkadaşımız. Geliyorlar. Speaker 13 Sayın Cumhurbaşkanım merhaba. İyi akşamlar diliyorum hepimize. Ben Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde okuyorum. Adım Nurefşan Ece Çiçek. Size son zamanlarda kamuoyunda konuşulan bir soruyu sormak istiyorum. Bildiğiniz üzere Hüdapar geçmişinde bir terör örgütüyle anılıyor. HDP ve PKK bağını dile getirdiğiniz için Millet İttifakı'nı eleştiriyorsunuz. AK Parti ve Hüdapar işbirliği hakkında ne düşünüyorsunuz? Teşekkür ederim. Erdoğan Şimdi arkadaşlar öncelikle bir defa Hüdapar'ın geçmişte bu terör örgütüyle anılması olayı tamamen HDP'nin kendisine bir çıkış yolu aramasından kaynaklanıyor. Hüdapar'ın bir defa bu geçmişteki terör örgütüyle ilgisi alakası yok. Kaldı ki böyle bir durum söz konusu olsa bizim de beraber yürümemiz söz konusu olmazdı. Biz Hüdapar'ı özellikle Kürt vatandaşlarımızın siyasallaşması noktasında beraber bu yolda yürüyelim istedik. Ve onların hem yerli hem milli bunun yanında da bir vatanseverlik noktasında HDP ile mukayese edilmeyecek bir konumu var. Ne yaptılar dediler ki böyle böyle işte filanca terör ürünüyle onlar bunu zaten reddediyorlar. Bizim bunlarla alakamız yok diyorlar. Bizim bununla alakamız yok dediklerine göre zorla HDP şu anda Hüdapar'ı böyle vasıflandırıyor diye mi biz bunları kabulleneceğiz. Ama Hüdapar'ın böyle bir durumu söz konusu değil ve kesinlikle bir siyasallaşmanın gayreti içerisinde olan bir siyasi partidir. Ve şu anda da zaten bu seçimlere biliyorsunuz tamamıyla onlar kendi logolarıyla girmek suretiyle bir adım atmışlardır. O da parlamento'ya bir girme imkanını yakalamak ve parlamentoda da artık düşüncelerini sesini daha ideal bir şekilde çıkarmaktır. Hüdapar'ın durumu bu, bu söylemleri, onlara yapılan yakıştırmaları şahsen bizim kabul etmemiz mümkün değil. Speaker 1 Bakalım Yusuf Yıldız neyi merak ediyor? Speaker 14 Sayın Cumhurbaşkanım, hayırlı akşamlar diliyorum. Yusuf Yıldız ismim, Gazi Üniversitesi'nde okuyorum. Size sorum şöyle, muhalefetin tek adam rejimi diye eleştirdiği Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle ilgili düşüncelerinizi merak ediyorum efendim. Erdoğan Şimdi değerli arkadaşlar, Türkiye özellikle bu koalisyonların çok yoğun olduğu dönemlerden aşırı derecede çekti. Bedel ödüldü. Türkiye'de 6 ayda bir hükümetlerin kurulduğu dönemler yaşadı. Bir sene içerisinde zaman zaman öyle oldu ki iki koalisyon kuruldu. Ve bu koalisyonların tabii Türkiye'ye bedeli çok ağır oldu. Biz dedik ki bu şekilde bu yürümez. Kaldı ki tek başımıza iktidar olduğumuz halde biz buna rağmen ne yapıp yapıp başkanlık sistemine geçelim dedik. Ve başkanlık sistemine geçerken de dünyada tabii bunun birçok örneklerini inceledik, araştırdık. Amerika'yı inceleyelim dedik, Rusya'yı inceleyelim dedik. Fransa gerçi yarı başkanlık sistemi orayı inceleyelim dedik. Bütün bunları incelemek suretiyle bir adım attık. Ve şu 21 yıl içerisinde bunun çok ama çok faydasını gördük. Niye? Zira size çok seri karar alma imkanı veriyor. Ve çok seri adımlar atma imkanı veriyor. Yani öyle kalkıp da altı ayda bir senede bir buçuk senede bir koalisyona gitme bunlara gerek yok. Bu kadar seri adım atma imkanı verdiği içindir ki biz şu yirmi bir yıl içerisinde hükümet kurma sorunu yaşamadık. Sürekli hizmet, sürekli yatırım ve bunlarla yürüdük. Şu anda bizim yaptığımız yatırımlar eğitimde, sağlıkta, adalette, emniyette, ulaşımda, enerjide hepsi ortada. Eğer bunları biz kalkıp da bunların parlamenter demokrasi dedikleri sistemle yürütmeye kalksaydık arkadaşlar böyle bir mesafe alamazdık. Bırakın adım atamazdık. Attırmazlardı. Ama şu anda böyle bir sıkıntıyı yaşamıyoruz. O bakımdan da başkanlık sistemini kesinlikle savunuyoruz. Ve bakın şimdi bu 11'li koalisyon hala ne yapacağının farkında değil ve parlamenter demokrasiyi konuşmuyorlar. Çünkü bu işin yürümeyeceğini öğrendiler. Ya düşünebiliyor musunuz? Ya bir cumhurbaşkanının yanında 6 tane cumhurbaşkanı yardımcısı olacak. Böyle bir yük olur mu? Yürümez Böyle bir şey olmaz Ama inşallah Şu pazardan sonra İnşallah seçilecek olan Cumhurbaşkanı olarak Bu kardeşinizle Türkiye çok daha farklı bir Denizlere Yerken açacak Speaker 1 Şuradaki yeşil şapkalı Arkadaşımız söz almak istiyor. Enes Malik Elikara. Erdoğan Hangi ülkeden? Speaker 15 Sayın Cumhurbaşkanım merhaba ben Enes. Sakarya Üniversitesi Makine Mühendisi 3. Sınıf Öğrencisiyim. Aynı zamanda Koruma Futbol ve Bayrak Futbol Öğrenci Topluluğu üyesiyim. Speaker 1 Hangi memleket neresi? Speaker 15 Giresun. Speaker 1 Giresun. Erdoğan Giresun nereye? Sakarya nereye? Speaker 15 İstanbul'da ikamet ediyorum Cumhurbaşkanım. Erdoğan Evet. Speaker 15 Benim sorum diğer arkadaşlardan ziyade daha günlük ve hepimizin karşısına çıkan bir soru. Aynı zamanda bir öğrenci olarak da benim muzdarip olduğum da bir konu. Daha doğrusu diğer öğrenci arkadaşlarımın da aynı şekilde. Bu sınırsız ve kontrolsüz şekilde artan kira fiyatları hakkında düşünceniz neler? Biz kendi çevremden özellikle bu konuda sıkıntı çeken bir sürü arkadaşım var. Ki yaptığım sporda da bu sene gerek konaklama anlamında sıkıntı çeken bir sürü arkadaşlarım oldu. Onların Sakarya'ya girememesinden ötürü mesela spor faaliyetlerimizi kısıtlamak zorunda kaldık. Bu konuda ne düşünüyorsunuz, neler yapmayı planlıyorsunuz? Erdoğan Öğrenciler için en önemli çıkış noktası yurtlarımız. Öğrenciler noktasında söylüyorum. Yani bizim bir defa yurt itibariyle sıkıntımız yok. Türkiye genelinde şu anda 850 bin öğrenci kapasiteli yurdumuz var. Ancak bu deprem sebebiyle bazı yurtlarımızı biliyorsunuz deprem zedeler için kullandık. Ancak asıl söylediğim konuya gelince bunların yargı yoluyla analarından doğduğuna pişman edeceğiz. Öyle rastgele istediğim gibi ben kira koyamadım. Koyamazsın arkadaş. Bunların hepsini Adalet Bakanlığımız vasıtasıyla belli bir standarda oturtacağız. Ve ona göre de üzerlerine üzerlerine gideceğiz. Speaker 1 Herkese söz hakkı tanıyacağız ama şimdi Gamze Karadası'ra. Gamze. Speaker 16 Merhaba Sayın Cumhurbaşkanım. Çanakkale 18 Mart Üniversitesi'nde kamu yönetimi alanında çalışmalar yürütüyorum. İsmim Gamze Kara. Aslen Kayserliyim. Sizin geçen sene bir programda sizinle görüşme fırsatım olmuştu. O zaman evliliği geciktirmeyin demiştiniz ve ben de bugün nişanlıla birlikte buradayım. Kendisi de burada. Nişanlanıp geldik. Ve bizim için de çok önemli... Erdoğan Ne zaman evleniyorsunuz? Speaker 16 Evet. Tam olarak da konum bununla alakalı. Soru da bu. Erdoğan Gençlik ve Aile ve Gençlik Bankası kuracaksınız. Speaker 16 Ve biz de dün sabah bir düğün salonu baktık. 70 bin liradan başlıyordu fiyatlar. Ev kiraları 3 artı 1'ler 15 bin liradan başlıyor. Erdoğan Biz 150 bin lira kredi veriyoruz. Speaker 16 Evet merak ettiğimiz şey şu. Bunu bana mı vereceksiniz yoksa 150 bana 150 ona mı vereceksiniz? Erdoğan 150'yi 100'de. Speaker 16 100'de. Peki teşekkür ederim Sayın Cumhurbaşkanım. Sağ olun, teşekkür ediyorum. Mutluluklar dileriz. Teşekkür ederiz, sağ olun. Speaker 1 Peki Zeliha Aroğuz. Speaker 17 Merhabalar Sayın Cumhurbaşkanım. Ben Ankara Bilim Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri 2. Sınıf Öğrencisiyim. Size bir sorum olacaktı. Yeni dönemde genç istihdamının arttırılması ve genç girişimciler için mevcut paketlerin arttırılmasını düşünüyor musunuz? Teşekkür ederim. Erdoğan Şu anda bizim zaten genç istihdam noktasında yani AK Parti hükümeti olarak herhangi bir sıkıntımız yok. Yani ciddi manada bir genç istihdamını yapıyoruz. Bundan sonraki süreçte de yine yani engellilerde nasıl bir adım atıyorsak daha yeni 3500 engelliyi aldık. Gençlerde aynı hassasiyeti sürdürüyoruz. Genç istihdamını bu noktada kararlı bir şekilde devam ettireceğiz. Ve böylece yani muhalefet parlamentoya gençlerin girmesini istemiyor. Biz ise gençlerin parlamentoya girmesi konusunda adım atılmasının önünü açtık. 30'dan başladı 25'e indirdik. Oradan 18'e indirdik. Bunları biz getirdik. Biz sağladık. Bizimle dalga geçiyorlardı. Yani çoluk çocuğa mı parlamentoyu emanet edeceğiz? Çocuklar mı parlamentoya girecek? Evet gençler girecek. Speaker 1 Alkış yüksek geldi. Herhalde buradan da siyasette kendini göstermek isteyen çok genç var. Öyle anlaşılıyor. Berhat Okta. Speaker 18 Ayın Cumhurbaşkanım öncelikle hayırlı akşamlar dilerim. Ben Gazi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği 1. Sınıf Öğrencisiyim. İsmim Berhat Okta. Size sorum şu şekilde olacak. Benim de içinde bulunduğum 6 milyon genç bu seçimde ilk defa oy kullanacak. Gençleri ikna etmekte zorluk çektiğinizi düşünüyor musunuz? Gençlerin size neden oy vermesi gerektiğini düşünüyorsunuz? Erdoğan Yani bu konuyla ilgili olarak gençlere yönelik ne yaptıysak biz yaptık. Yani muhalefetin gençlere yönelik yaptığı veya yapabileceği hiçbir şey olmadı ki. Yok. Yani üniversite gençliğinin harçlarını kimler kaldırdı? Biz kaldırdık. Biz göreve geldiğimizde burs 45 liraydı. Ama şimdi burslar nereye çıktı? Ortada. Bunları yapan da biz. Lisans üstü, doktora, bütün bu öğrencilere ta asgari ücrete kadar ne yaptık? Onlarınkini de çıkardık. Şimdi önümüzdeki dönemde yine gençlerimizle ilgili, öğrencilerimizle ilgili her türlü teşvi, yurt içi, yurt dışı yapacak olan biziz. İnanın bunların yapacağı bir şey yok. Bunlar yalandan başka bir şey bugüne kadar üretmediler. Üretmezlerdi. Ve biz teknofest kuşağı olarak gördüğümüz sizleri bu noktada teknolojide de. İşte şimdi uzaya biz genç gönderdik. Bununla dalga geçmeye başladılar. E tamam yani siz bunları bugüne kadar yapmadınız. Aklınızın ucundan geçmedi. Biz şimdi asıl yedek hazırladık ve hemen eğitimine gönderdik. Ve kısa zamanda da inşallah uzaydan sesini alacağız. Buralara bu işi vardırdık. E tamam da. Yani siz de bir şey yapın ya. Görelim. Biz yaptığımızla konuşuyoruz. Verdiğimiz burslarla, kredilerle, bunlarla konuşuyoruz. Peki siz ne verdiniz? Ve biz bundan sonraki süreçte de gençlerimizin, öğrencilerimizin yanında olmaya her yönüyle devam edeceğiz. Ve bakın sadece yurtlarımızda düşünebiliyor musunuz? Şu deprem felaketinin dışında 850 bin öğrenciyi şu anda iskan edebileceğimiz yurtlarımız var. Bu sayı daha da artacak. Speaker 1 Melisa Aytengüzelgöz'ün sorusuyla devam edelim. Speaker 19 Hoş geldiniz öncelikle. Ben Melisa Aytengüzelgöz. İnsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü 1. sınıf öğrencisiyim. Benim size sorum seçimler hakkında olacak. Seçim süreci boyunca tüm tarafların birbirlerine karşı sert tutumlar gösterdiğini gördük. Sizce bu sert tavırlar seçim sonrası atmosferine nasıl yansıyacak ve seçim sonucu hakkındaki öngörüleriniz nelerdir? Teşekkür ederim. Erdoğan Şimdi değerli arkadaşlar İstanbul'da 1.700.000 kişiye hitap ettik. İstanbul'da böyle bir mitingi malum muhalefet yapamadı. Ama oradaki coşku, oradaki heyecan her şeyi ve bizim ifadelerimizi satın aldı. Erzurum'da yaklaşık 135 bin kişiye hitap ettim. Erzurum'da da ifadelerimizi aynı ile satın aldım. Kayseri'de 125 bin kişiye hitap ettik. Adana öyleydi. Aynı şekilde Aydın öyleydi. Yani bir liderin, bir siyasetçinin karşısındaki kitlenin gözlerini okuması, onunla teması bunlar çok çok önemli. Bir ifadeyi eğer sert kullanıyorsak bunu kandil için kullanırız. Bunu benim vatandaşıma, benim milletime saygısı olana karşı kullanmayız. Ama bizim 51 tane Diyarbakırlı evladımızı öldürenlere karşı herhalde el bebek gül bebek yiyecek halimiz yok. Neyse bunun gereğini de yapmamız lazım. Bunu yaparsan zaten vatandaş da ne yapıyor? Orada sana sahip çıkıyor. Bu dil. Ve bu dille biz vatandaşımızla kucaklaşıyoruz. Ama Kılıçdaroğlu arkasına terör örgütünün başındaki adamı alıyor. Haydi diyor. O da haydi diyor. Bununkini nereye koyacaksın? Bizimkini nereye koyacaksın? Biz tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet diyoruz. Bir olacağız, iri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız diyoruz. O da teröristi arkasına alıyor. Arkamızda o var diyor. Yapılan bu. Speaker 1 Melisa herkesin en merak ettiği soruyu sordu aslında bir de. Seçim sonucu beklentinizi. Erdoğan Onu pazar günü sandık söyleyecek. Speaker 1 Yayını kapatmadan önce son sözü de yine size bırakmak isterim. Erdoğan Evet ben tabii siz genç kardeşlerime özellikle böyle bir davete icabet ettiğiniz için teşekkür ediyorum. Benim en önemli tavsiyem oku, düşün, eyleme geçir ve bunu da özellikle takip ederek neticelendir. Ve bunu öğrencilik hamlesi olarak yaşamakta çok büyük fayda var. Ve bir de az önce ifade ettiğim gibi bizler artık şu anlayışla çizgimizi belirlememiz lazım. Biz tek milletiz. Bayrağımız tek. Vatanımız tek. Devletimiz tek. Ve bir olacağız, iri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Speaker 1 Biz de aynı temennilere elbette katılıyoruz. Katılım gösteren herkese çok teşekkür ediyoruz. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere. Sevgi ve saygıyla sizleri selamlıyoruz.